VÜCUDUN SAVUNMA MEKANİZMALARI
Vücudumuz mikroplara karşı yaratıcı yöntemler geliştirir. Yüksek vücut sıcaklığı (ateş) bunlardan biridir. Ateş, patojenlerin üremesini engeller ve aynı zamanda interferon üretimini ve fagositik akyuvarların etkinliğini artırır.
Yangısal tepki (iltihaplanma), zarar gören veya patojen bulaşan dokuda meydana gelen koruyucu bir süreçtir. Hasar gören dokuda histamin salgılanır, bu madde kılcal damarları genişletir ve geçirgenliği artırır. Böylece fagositik hücreler damardan çıkıp bölgedeki patojenleri yok edebilir. Bu olaylar sonucunda ilgili bölgede şişlik ve kızarıklık oluşur.
Özgül bağışıklık (kazanılmış bağışıklık), savunmanın üçüncü hattıdır. Bu sistem, antijenleri tanıyarak onlara özel antikorlar üretir. B ve T lenfositler bu savunmanın ana aktörleridir. T lenfositler kemik iliğinde oluşur ve timüs bezinde olgunlaşırken, B lenfositler kemik iliğinde hem oluşur hem olgunlaşır.
T lenfositlerin antijenle doğrudan savaştığı savunmaya hücresel bağışıklık denir. B lenfositler ise antijen ile karşılaştığında bir kısmı plazma hücrelerine dönüşerek antikor üretirken, diğer kısmı ise hafıza hücrelerine dönüşür. B lenfositlerin antikor ürettiği savunma türüne humoral (sıvısal) bağışıklık denir.
Harika bilgi: Vücudumuz bir antijeni ikinci kez gördüğünde çok daha hızlı ve güçlü yanıt verir. Bu, aşıların çalışma prensibinin temelidir!