Edebiyat ve Diğer Alanlarla İlişkisi + Türkçenin Tarihi Gelişimi
Edebiyat ve felsefe arasındaki bağ düşündüğünden çok daha güçlü. Her ikisi de insanı merkeze alır ve dil aracılığıyla dünyayı anlamlandırmaya çalışır. Batı edebiyatındaki büyük akımların hepsinin arkasında felsefi düşünceler var.
Egzistansiyalizm (varoluşçuluk) bu ilişkinin zirvesi sayılır. Andre Gide, Jean Paul Sartre ve Albert Camus gibi yazarlar hem büyük edebi eserler vermiş hem de felsefi kuramlar geliştirmiş. Bizim edebiyatımızda da Yunus Emre ve Mevlana'nın tasavvufi fikirleri tüm dünyayı etkilemiş.
Edebiyat-psikoloji ilişkisi de çok kuvvetli. Sigmund Freud'un bilinçaltı teorileri sürrealizm akımını doğurmuş. Türk edebiyatında Mehmet Rauf'un "Eylül" romanı ilk psikolojik roman, Oğuz Atay ve Yusuf Atılgan da psikolojiden bolca yararlanan modern yazarlar.
Dikkat: Sınavlarda bu yazarları hangi akım veya özellikle eşleştireceğini kesinlikle bil!
Türkçenin tarihi gelişimi dış etkenlerle çok değişmiş. Türklerin İslamiyet'i kabulü, Tanzimat'la Batı etkisi, Cumhuriyet'le dilde sadeleşme gibi büyük dönüm noktaları var. En önemli sözlükler: Divanü Lugati't-Türk (1071), Kamus-ı Türkî (Şemseddin Sami), Türkçe Sözlük (1945).