İnkılap Tarihi derslerinde, bir kahramanın doğuşu, milli uyanış ve bağımsızlık... Daha fazla göster
8. Sınıf İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük 1-7 Üniteler Konu Özeti





















Avrupa'da Değişim ve Osmanlı Devleti
Avrupa tarihinde büyük dönüşümler yaşanırken Osmanlı İmparatorluğu bu değişimleri yakalayamadı. Fransız İhtilali (1789) sonrasında yayılan milliyetçilik, eşitlik ve özgürlük fikirleri çok uluslu Osmanlı İmparatorluğu'nu derinden etkiledi.
Sanayi İnkılabı üretimin insan gücünden makineye geçmesiyle İngiltere'de başladı ve Avrupa'ya yayıldı. Bu gelişme sömürgeciliği hızlandırdı. Güçlü devletler hammadde ve pazar ihtiyacını karşılamak için sömürge arayışına girdi.
Osmanlı Devleti'nde yapılan ıslahatlar yeterli olmadı. Tanzimat Fermanı (1839), Islahat Fermanı (1856), I. Meşrutiyet (1876) ve II. Meşrutiyet (1908) ile devleti kurtarmak amaçlansa da başarılı olunamadı. Özellikle milliyetçilik akımı sonucunda Balkanlardaki milletler birer birer bağımsızlıklarını kazandı.
💡 Hatırlatma: II. Meşrutiyet'in ilanından sonra çıkan 31 Mart Ayaklanması'nı bastırmak için İstanbul'a gönderilen Hareket Ordusu'nun kurmay başkanı Mustafa Kemal'di.
Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde devleti kurtarmak için dört fikir akımı ortaya çıktı:
- Osmanlıcılık: Tüm milletleri "Osmanlılık" duygusuyla birleştirmek
- İslamcılık: Müslüman milletleri halife etrafında toplamak
- Türkçülük: Türkleri milli duygularla bilinçlendirmek
- Batıcılık: Kurtuluşun batıya ayak uydurmaktan geçtiğini savunmak
Mustafa Kemal'in Çocukluk Dönemi
Mustafa Kemal, çok uluslu bir liman kenti olan Selanik'te doğdu. Şehir, Avrupa ile bağlantısı sayesinde yeni fikirlerin kolayca ulaştığı bir yerdi. Farklı milletlerin bir arada yaşaması ve çeşitli dillerde yayınlanan gazeteler şehre canlılık katıyordu.
Mustafa Kemal'in eğitim hayatı şu okullarla şekillendi:
- Mahalle Mektebi (kısa süre)
- Şemsi Efendi Okulu (modern eğitim veren ilk özel Müslüman okulu)
- Selanik Askeri Rüştiyesi (matematik öğretmeni ona "Kemal" adını verdi)
- Manastır Askeri İdadisi (edebiyat ve tarih sevgisi burada gelişti)
- Harp Okulu (1902'de teğmen olarak mezun oldu)
- Harp Akademisi (1905'te kurmay yüzbaşı olarak mezun oldu)

Mustafa Kemal'in Fikir Hayatı
Mustafa Kemal'in kişiliğinin gelişiminde aldığı eğitim büyük rol oynadı. Matematikteki başarısı mantıklı düşünmesine, edebiyata ilgisi etkili konuşabilmesine, tarihe olan sevgisi milli duygularının güçlenmesine katkı sağladı.
Fikir hayatını etkileyen düşünürler arasında Mehmet Emin Yurdakul, Ziya Gökalp (milliyetçilik), Namık Kemal (vatan sevgisi), Tevfik Fikret (özgürlük), Voltaire (akıl ve bilim), J.J. Rousseau (milli egemenlik) gibi isimler vardı. Kendi fikirlerini ve tecrübelerini de ekleyerek "Atatürkçü Düşünce Sistemi"ni oluşturdu.
Mustafa Kemal'in Askerlik Hayatı
Kurmay yüzbaşı olarak başlayan askerlik hayatında ilk görev yeri Şam'dı. 1906'da "Vatan ve Hürriyet" örgütünü kurdu. 31 Mart Ayaklanması'nın bastırılmasında görev aldı.
İlk askeri başarılarını Trablusgarp Savaşı'nda İtalyanlara karşı kazandı. Derne ve Tobruk'ta gösterdiği başarılar organizasyon yeteneğinin ve liderliğinin ilk işaretleriydi.
Balkan Savaşları'nda Gelibolu Yarımadası ve Bolayır Kolordusu'nda görev aldı. Sofya'da askeri ataşe olarak çalıştı. I. Dünya Savaşı'nda Çanakkale, Kafkas ve Suriye cephelerinde savaştı. Mondros'tan sonra Yıldırım Orduları Komutanı oldu.
Atatürk'ün Kişilik Özellikleri
Vatanseverlik: "Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere canımı vereceğim" sözüyle vatanı için her fedakarlığa hazır olduğunu göstermiştir.
İdealistlik: Hedeflerine ulaşmak için yılmadan çalışması ve milletine yararlı olmayı en büyük hedef saymasıdır.
İleri görüşlülük: İstanbul'da İtilaf donanmalarını görünce "Geldikleri gibi giderler" diyerek geleceği doğru tahmin etmesi buna örnektir.
Akıl ve bilime önem vermesi: "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" sözüyle bilimi her zaman rehber edindiğini göstermiştir.
Diğer özellikleri arasında açık sözlülük, kararlılık, disiplinlilik, mantıklılık, çok yönlülük ve barışçı olması sayılabilir.

Birinci Dünya Savaşı ve Osmanlı Devleti
Birinci Dünya Savaşı öncesinde dünya hızla değişiyor, sömürgecilik yarışı ve ülkeler arasındaki çıkar çatışmaları yeni bir savaşı kaçınılmaz hale getiriyordu. Ülkeler iki gruba ayrılmıştı:
- İtilaf Devletleri: İngiltere, Fransa, Rusya (sonradan İtalya, ABD, Japonya ve diğerleri katıldı)
- İttifak Devletleri: Almanya, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu (sonradan Osmanlı ve Bulgaristan katıldı)
Savaşın nedenleri arasında sömürge yarışı, bloklaşma, milliyetçilik akımı ve çıkar çatışmaları vardı. Savaş, Saraybosna'da Avusturya-Macaristan veliahtının bir Sırplı tarafından öldürülmesiyle başladı.
Osmanlı Devleti'nin savaşa girmesi: Savaşın başında tarafsız kalan Osmanlı, İttihat ve Terakki yöneticilerinin (özellikle Enver Paşa) Almanya'nın yanında yer alma isteğiyle gizli bir anlaşma yaptı. Almanların Goben ve Breslav gemileri Yavuz ve Midilli adlarıyla Türk bayrağı çekilerek Karadeniz'de Rus limanlarını bombaladı. Böylece Osmanlı savaşa girmiş oldu.
💡 Önemli Not: İtilaf devletleri Osmanlı'nın tarafsız kalması karşılığında borçlarını sileceğini söylemişti, ancak Osmanlı onlara güvenmemiş ve yalnız kalmamak için Almanya'nın yanında yer almıştır.
Osmanlı'nın savaştığı cepheler üç gruba ayrılabilir:
- Saldırı Cepheleri: Kafkasya ve Kanal Cepheleri
- Savunma Cepheleri: Çanakkale, Irak, Suriye-Filistin, Hicaz-Yemen
- Yardım Cepheleri: Galiçya, Makedonya, Romanya
Çanakkale Cephesi İtilaf Devletlerinin açtığı en önemli cepheydi. Rusya'ya yardım götürmek ve İstanbul'u alarak Osmanlı'yı savaş dışı bırakmak istiyorlardı. 18 Mart 1915'te boğazı geçemeyen düşman, Gelibolu Yarımadası'na asker çıkardı. M. Kemal burada büyük başarı göstererek "Anafartalar Kahramanı" unvanını aldı.
Savaşın sonunda ABD'nin İtilaf Devletleri yanında savaşa girmesiyle İttifak Devletleri yenildi. Osmanlı da 30 Ekim 1918'de Mondros Ateşkes Antlaşması'nı imzaladı.

I. Dünya Savaşı'nın Sonuçları
Birinci Dünya Savaşı milyonlarca insanın ölümüne, imparatorlukların yıkılmasına ve yeni devletlerin kurulmasına yol açtı. Sömürgecilik "manda" ve "himaye" adıyla devam etti, bazı ülkelerde rejim değişiklikleri yaşandı.
Wilson İlkeleri ABD Başkanı tarafından yayınlandı. Türkleri ilgilendiren madde: "Osmanlı'nın toprak bütünlüğü korunacak, Türklerin çoğunlukta olduğu yerler Türklere bırakılacak." Ancak Yunanlılar İzmir çevresinde çoğunlukta olduklarını iddia ederek bu maddeyi kendi lehlerine kullandılar.
Mondros Ateşkes Antlaşması'nın en tehlikeli maddeleri:
- 7. Madde: İtilaf Devletleri güvenliklerini tehdit eden bir durum olursa istediği yeri işgal edebilecek
- 24. Madde: Doğu illerinde (Sivas, Erzurum, Van, Bitlis, Diyarbakır, Harput) sorun çıkarsa buralar işgal edilebilecek
İşgal Bölgeleri:
- İngiltere: Musul, Samsun, Urfa, Antep, Maraş
- Fransa: Adana, Mersin, Hatay, Suriye
- İtalya: Antalya, Konya, Aydın, Kuşadası
- Yunanistan: İzmir ve çevresi, Doğu Trakya
- Ermeniler: Doğu Anadolu'da toprak talep ediyorlardı
İzmir'in İşgali (15 Mayıs 1919) Anadolu'daki ilk önemli işgaldi. Yunan askerleri İzmir'e çıkarma yaptılar. Gazeteci Hasan Tahsin Yunanlılara ilk kurşunu sıkan kişi oldu.
Amiral Bristol Raporu Türklerin haklı olduğunu dünyaya duyuran ilk belge olarak önem taşır. ABD'li Amiral Bristol'un hazırladığı rapor, Türk nüfusunun daha fazla olduğunu ve Yunanlıların Türkleri katlettiğini ortaya koyuyordu.
İşgaller Karşısında Padişahın Tutumu: Padişah işgallere ses çıkarmama, işgalcilere hoş görünme politikasını benimsedi.
Mustafa Kemal'in Tutumu: İşgallere karşı mücadele etmek için önce İstanbul'da çözüm aradı, padişah ve komutanları silahla direnmeye ikna etmeye çalıştı. Aradığı desteği bulamayınca kurtuluşu Anadolu'da gördü. Padişah onu Samsun'a göndermek isteyince bu fırsatı değerlendirdi.

Bağımsızlık Düşüncesi ve Cemiyetler
Kuva-yi Milliye, işgaller karşısında halkın kendi kendini savunmak için oluşturduğu silahlı direniş gruplarıydı. Düzenli bir ordu değildi ve her türlü ihtiyaçlarını halk karşılıyordu. Yunan ilerleyişini yavaşlattı, TBMM'ye zaman kazandırdı, ancak merkezi bir otoriteye bağlı olmadıkları için uzun vadeli çözüm olamadı.
İşgallere karşı ilk direniş Güney Cephesi'nde Fransızlara karşı Hatay Dörtyol'da (19 Aralık 1918) başladı. Batı Cephesi'nde ise ilk direniş İzmir'de Yunanlılara karşı gerçekleşti.
Cemiyetler işgaller karşısında kurtuluş yolları arayan örgütlenmelerdi. Bunlar yararlı ve zararlı olmak üzere ikiye ayrılabilir:
Zararlı Cemiyetler:
- Azınlıkların Kurdukları: Mavri Mira, Etnik-Eterya, Pontus Rum, Ermeni Taşnak-Hınçak, Makabbi
- Milli Varlığa Düşman Cemiyetler: Kürt Teali, İngiliz Muhipleri, Wilson Prensipleri, Hürriyet ve İtilaf
Yararlı Cemiyetler (Milli Cemiyetler):
- Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk: Doğu Anadolu'nun Ermenilere verilmesini önlemek için
- Trakya Paşaeli Müdafaa-i Hukuk: Trakya'nın Yunan işgaline uğramasını engellemek için
- Trabzon Muhafaza-i Hukuk: Pontus Devleti kurulmasına engel olmak için
- İzmir Müdafaa-i Hukuk/Redd-i İlhak: İzmir'in Yunanlılara verilmesini önlemek için
💡 Not: Yararlı cemiyetler vatanın kurtuluşu için kurulmuş ancak daha çok kendi bölgelerini korumaya yönelikti. Sivas Kongresi'nde M. Kemal bunları birleştirerek ulusal düzeyde bir kurtuluş hareketi başlatacaktır.
Mustafa Kemal'in Samsun'a Çıkışı (19 Mayıs 1919)
Pontusçu Rumların Samsun ve çevresinde çıkardığı karışıklıklar üzerine, Osmanlı Hükümeti M. Kemal'i 9. Ordu Müfettişi olarak bölgeye gönderdi. Böylece hem M. Kemal İstanbul'dan uzaklaştırılmış olacak hem de karışıklıklar önlenecekti.
M. Kemal, İzmir'in işgalinden bir gün sonra, 16 Mayıs 1919'da İstanbul'dan ayrıldı ve 19 Mayıs'ta Samsun'a ulaştı. "Ya İstiklal, ya ölüm" parolasıyla çalışmalarına başladı.

Milli Mücadele'nin Başlangıcı ve Kongreler
Amasya Genelgesi (22 Haziran 1919), Milli Mücadele'nin ilk bildirisi sayılır. Önemli maddeleri:
- Vatanın bütünlüğü, milletin istiklali tehlikededir
- İstanbul Hükümeti görevini yapamamaktadır
- Milleti kurtaracak olan yine milletin azim ve kararıdır
- Sivas'ta milli bir kongre toplanacaktır
Erzurum Kongresi :
- Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, bölünemez
- Doğu illerinden oluşan Temsil Heyeti kuruldu (M. Kemal başkan seçildi)
- Manda ve himaye reddedildi
- Milli iradeyi hakim kılmak esastır
Sivas Kongresi :
- Erzurum Kongresi kararları aynen kabul edildi
- Tüm milli cemiyetler "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" adıyla birleştirildi
- Temsil heyeti 15 kişiye çıkarıldı
- "İrade-i Milliye" gazetesi çıkarıldı
💡 Önemli Not: Erzurum Kongresi toplanma şekli bakımından bölgesel, aldığı kararlar bakımından ulusal bir kongreydi. Sivas Kongresi ise her yönüyle ulusal bir kongreydi.
Amasya Görüşmeleri , İstanbul Hükümeti'nin Temsil Heyeti'ni tanıdığı ilk resmi görüşmeydi. Bahriye Nazırı Salih Paşa ile yapılan görüşmelerde:
- Vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığı korunacak
- Azınlıklara sosyal dengeyi bozacak haklar verilmeyecek
- Osmanlı Mebusan Meclisi toplanacak
Temsil Heyeti'nin Ankara'ya Taşınması (27 Aralık 1919): M. Kemal, gelişmeleri yakından izleyebilmek için Temsil Heyeti ile birlikte Ankara'ya geldi. Ankara'nın seçilme nedenleri:
- Ulaşım ve haberleşmenin iyi olması
- İstanbul ve Batı Cephesi'ne yakın olması
- Güvenli ve henüz işgal edilmemiş olması
Son Osmanlı Mebusan Meclisi ve Misak-ı Milli (28 Ocak 1920): İstanbul'da toplanan meclis, M. Kemal'in de katkısıyla hazırlanan Misak-ı Milli'yi kabul etti. Önemli maddeleri:
- Mondros imzalandığı sırada Türk askerlerinin koruduğu topraklar bütündür
- Kars, Ardahan ve Batum'da halkın oyuna başvurulabilir
- İstanbul ve Boğazların güvenliği sağlanmalıdır
- Azınlık hakları komşu ülkelerdeki Müslümanların da aynı haklardan yararlanması şartıyla kabul edilebilir
- Kapitülasyonlar kaldırılmalıdır

İstanbul'un İşgali ve TBMM'nin Açılması
İstanbul'un İşgali (16 Mart 1920): Misak-ı Milli'yi kabul edilemez bulan İtilaf Devletleri İstanbul'u resmen işgal etti, Mebusan Meclisi'ni bastı ve milletvekillerini tutukladı. Padişah meclisi kapattı. Bu işgal karşısında M. Kemal:
- İşgali protesto etti
- İstanbul ile haberleşmeyi kesti
- İtilaf subaylarının tutuklanmasını istedi
- Anadolu'dan İstanbul'a para akışını durdurdu
TBMM'nin Açılması (23 Nisan 1920): İstanbul'un işgali ve meclisin kapatılması üzerine M. Kemal Ankara'da olağanüstü yetkilerle bir meclis topladı. Seçimlerle belirlenen ve İstanbul'dan kaçan milletvekilleriyle TBMM açıldı.
M. Kemal'in önerisiyle kabul edilen önemli ilkeler:
- TBMM'nin üstünde bir güç yoktur
- Yasama ve yürütme yetkileri mecliste toplanmıştır
- Meclis başkanı hükümetin de başkanıdır
- Padişah baskıdan kurtulduğunda meclisin belirleyeceği kurallar içinde yerini alır
💡 Not: TBMM'nin açılmasıyla millet egemenliğine dayanan yeni Türk Devleti'nin temelleri atılmış oldu.
İlk TBMM'nin Özellikleri:
- Güçler birliği ilkesi benimsenmiştir
- Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu belirtilmiştir
- Meclis hükümeti sistemi uygulanmıştır
- Kurucu meclis niteliğindedir
TBMM'ye Karşı Çıkan Ayaklanmalar:
- İstanbul Hükümetinin Çıkardığı: Ahmet Anzavur, Kuva-yi İnzibatiye (Halife Ordusu)
- İstanbul Hükümeti ve İşgalcilerin Birlikte Çıkardığı: Bolu-Düzce, Konya, Afyon ayaklanmaları
- Azınlıkların Çıkardığı: Pontus Rum, Ermeni ayaklanmaları
- Kuva-yi Milliye Yanlısı Olup Sonradan Ayaklananlar: Çerkez Ethem, Demirci Mehmet Efe
Bu ayaklanmalara karşı TBMM:
- Hıyanet-i Vataniye Kanunu çıkardı ve İstiklal Mahkemeleri kurdu
- İstanbul Hükümeti ile haberleşmeleri kesti
- Şeyhülislamın fetvasına karşı Ankara Müftüsü'nden fetva yayınlattı
- Halkı doğru bilgilendirmek için Anadolu Ajansı'nı kurdu

Sevr Antlaşması (10 Ağustos 1920)
İtilaf Devletleri, Osmanlı Devleti'ne kabul ettirmek istedikleri barış şartlarını San Remo'da belirleyip Paris'in Sevr mahallesinde Damat Ferit Paşa tarafından imzalattırdılar. Sevr Antlaşması'nın ağır maddeleri:
- İstanbul Osmanlı'da kalacak ama azınlık hakları gözetilmezse Türklerin elinden alınacak
- Boğazlar uluslararası bir komisyonun idaresine verilecek
- Doğu Anadolu'da Kürdistan ve Ermenistan devletleri kurulacak
- İzmir ve Ege bölgesi Yunanistan'a, Antalya-Konya İtalya'ya, Adana-Malatya-Sivas bölgesi Fransa'ya verilecek
- Osmanlı ordusunun sayısı 50.000 kişiyle sınırlandırılacak, tank ve uçak bulundurmayacak
- Kapitülasyonlar genişletilecek
Önemi: Türk Milleti'ne yaşama hakkı tanımayan, Türk vatanını parçalayan bir anlaşmadır. TBMM bu antlaşmayı tanımadı ve imzalayanları vatan haini ilan etti. Sevr hiçbir zaman yürürlüğe girmedi.
Kurtuluş Savaşı'nın Cepheleri
Doğu Cephesi: Ermeniler Doğu Anadolu'da bir devlet kurmak için harekete geçtiler. Kazım Karabekir komutasındaki Türk kuvvetleri Ermenileri yendi ve Gümrü Antlaşması (3 Aralık 1920) imzalandı:
- Kars, Sarıkamış, Kağızman ve Iğdır Türkiye'ye verildi
- Doğu Anadolu'da bir Ermeni Devleti kurma umudu ortadan kalktı
- TBMM'nin ilk askeri ve siyasi başarısı oldu
Güney Cephesi: Fransızlara ve Ermenilere karşı halk direnişe geçti. Maraş, Urfa ve Antep halkının kahramanca direnişi sonucunda:
- Maraş "Kahraman", Urfa "Şanlı", Antep "Gazi" unvanlarını aldı
- Fransızlar Sakarya Savaşı'ndan sonra Ankara Antlaşması (20 Ekim 1921) imzalayarak Anadolu'yu terk ettiler

Batı Cephesi'ndeki Mücadele
İngiliz ve Fransızların desteklediği Yunan ordusuyla savaşılan bu cephede, Kurtuluş Savaşı'nın kaderini belirleyen muharebelere sahne oldu.
Düzenli Ordunun Kurulması: Kuva-yi Milliye'nin düşmanı durduramayacağı anlaşılınca TBMM düzenli ordu kurmaya karar verdi. Kuva-yi Milliye'nin bazı dezavantajları vardı:
- Disiplinsiz ve eğitimsiz olmaları
- Başlarına buyruk hareket etmeleri
- Bazen halktan zorla ihtiyaçlarını almaları
Batı Cephesi, Albay İsmet Bey (Kuzey) ve Albay Refet Bey (Güney) komutasında ikiye ayrıldı. Düzenli orduya katılmak istemeyen Çerkez Ethem gibi Kuva-yi Milliyeciler ayaklandılarsa da bastırıldılar.
I. İnönü Savaşı : Yunanlıların Eskişehir'i ele geçirme girişimi başarısızlıkla sonuçlandı. Düzenli ordunun ilk askeri zaferi olan bu savaşın sonuçları:
- TBMM Hükümeti'nin otoritesi arttı
- Türk Milleti'nin kurtuluş umudu güçlendi
- Sovyet Rusya ile Moskova Antlaşması imzalandı
- 20 Ocak 1921'de ilk anayasa ilan edildi
- 12 Mart 1921'de İstiklal Marşı kabul edildi
Londra Konferansı : İtilaf Devletleri, Sevr'i biraz değiştirerek TBMM'ye kabul ettirmek istediler. İstanbul Hükümeti ile TBMM Hükümeti'nin temsilcileri katıldı. TBMM adına Bekir Sami Bey, Misak-ı Milli'yi savundu ama anlaşma sağlanamadı.
II. İnönü Savaşı : Yunanlılar yeniden taarruza geçti ama yine yenilgiye uğradılar. Bu zafer diplomatik alanda TBMM'nin elini güçlendirdi:
- İtalya işgal ettiği bölgelerden çekildi
- Fransa TBMM ile görüşmelere başladı
- Afganistan ile dostluk anlaşması imzalandı
💡 İlginç Not: İsmet Paşa'nın II. İnönü zaferinden sonra M. Kemal'e çektiği "Düşmanın şiddetli taarruzlarını püskürttük" telgrafına M. Kemal: "Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makûs talihini de yendiniz" diye cevap vermiştir.

Kütahya-Eskişehir Savaşları ve Sakarya Zaferi
Kütahya-Eskişehir Savaşları : Yunan ordusu büyük bir saldırıya geçti. Kütahya ve Eskişehir düştü. M. Kemal ordunun Sakarya Nehri'nin doğusuna çekilmesini emretti. Bu geri çekilme mecliste tepkilere yol açtı. M. Kemal'e 3 ay süreyle başkomutanlık yetkisi verildi.
Tekalif-i Milliye Emirleri : M. Kemal başkomutan olunca 10 emirle halkın elindeki savaş malzemelerinin %40'ını orduya vermesini istedi. Halk büyük fedakarlıkla bu emirlere uydu.
Sakarya Meydan Savaşı : 22 gün 22 gece süren bu savaşta M. Kemal: "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır" parolasıyla hareket etti. Sonuçta Yunan ordusu yenildi ve Ankara kurtuldu.
Bu zafer sonrası:
- M. Kemal'e "Gazi" unvanı ve mareşallik rütbesi verildi
- Fransa ile Ankara Antlaşması imzalandı
- Sovyet Rusya ile Kars Antlaşması imzalandı
- Ukrayna ile dostluk antlaşması imzalandı
Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Savaşı : Uzun bir hazırlık döneminden sonra 26 Ağustos 1922'de Büyük Taarruz başladı. 30 Ağustos'ta Dumlupınar'da Yunan ordusu tamamen kuşatıldı ve Başkomutan Trikopis esir alındı.
M. Kemal'in emriyle "Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!" denilerek 9 Eylül'de İzmir kurtarıldı. Doğu Trakya da barış görüşmeleri sonucu Türkiye'ye bırakıldı.
Mudanya Ateşkes Antlaşması (11 Ekim 1922): Yunan ordusu yenilince İtilaf Devletleri ateşkes istedi. Barış görüşmeleri için Mudanya'da yapılan görüşmelerde:
- Türk ve Yunan orduları arasında çatışmalar sona erecek
- Doğu Trakya Meriç Nehri'ne kadar 15 gün içinde Türkiye'ye teslim edilecek
- İstanbul ve Boğazlar, barış antlaşması yapılıncaya kadar İtilaf Devletleri'nin işgalinde kalacak
- Barış görüşmeleri Lozan'da yapılacak
Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922): Lozan görüşmelerine İstanbul Hükümeti de çağrılınca TBMM, halkın temsilcisi olarak tek yetkili olduğunu göstermek için saltanatı kaldırdı. Böylece padişahlık sona erdi ve halife olarak sadece dini yetkileri kaldı.
Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923): TBMM temsilcisi İsmet İnönü başkanlığındaki heyet, uzun ve zorlu görüşmeler sonunda Lozan Barış Antlaşması'nı imzaladı. Bu antlaşmayla Türkiye'nin bugünkü sınırları çizildi, kapitülasyonlar kaldırıldı ve Türkiye'nin tam bağımsızlığı dünyaya kabul ettirildi.










Hiç sormayacaksın sanmıştık...
Knowunity yapay zeka arkadaşı nedir?
Yapay zeka arkadaşımız öğrencilerin ihtiyaçlarına göre özel olarak tasarlanmıştır. Platformda bulunan milyonlarca içeriğe dayanarak öğrencilere gerçekten anlamlı ve ilgili yanıtlar verebiliyoruz. Ancak mesele sadece cevaplar değil, refakatçi aynı zamanda kişiselleştirilmiş öğrenme planları, sınavlar veya sohbet içerikleri ve öğrencilerin becerilerine ve gelişimlerine dayalı %100 kişiselleştirme ile öğrencilere günlük öğrenme zorluklarında rehberlik ediyor.
Knowunity uygulamasını nereden indirebilirim?
Uygulamayı Google Play Store ve Apple App Store'dan indirebilirsiniz.
Knowunity ücretsiz mi?
Knowunity uygulaması ücretsiz! Uygulamamız çok yakında indirmeye hazır olacak, bekle bizi. 💙
En popüler içerikler: Treaty
9T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük dersinin en popüler içerikleri
9En popüler içerikler
9Aradığını bulamıyor musun? Diğer derslere göz at.
Kullanıcılarımızdan yorumlar. Onlar her şeyi çok beğendi — sen de beğeneceksin.
Uygulama çok kolay kullanılıyor ve güzel tasarlanmış. Şu ana kadar aradığım her şeyi buldum ve sunumlardan çok şey öğrendim! Kesinlikle ödevlerim için hep kullanacağım!
Uygulama çok iyi. Çok fazla ders notu ve yardımlaşma var. Örneğin benim problem yaşadığım bir ders Geometriydi ve ANINDA yardım ettiler beraber hem sorularımı çözdük hem konu anlatımı buldum. Herkese tavsiye ederim.
BEN ŞOK. Reklamını sık sık gördüğüm için uygulamayı denedim ve gerçekten hayran kaldım. Bu uygulama okul için tam ihtiyacım olan şey. Anında ödev yardımı, konu anlatımı, örnek sınavlar, flaşkartlar hepsi hepsi var, şiddetle tavsiye ederim ✅
8. Sınıf İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük 1-7 Üniteler Konu Özeti
İnkılap Tarihi derslerinde, bir kahramanın doğuşu, milli uyanış ve bağımsızlık mücadelesi konularını öğreneceğiz. Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinden Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna giden süreçte yaşanan olayları, Mustafa Kemal'in hayatını ve Kurtuluş Savaşı'nın nasıl kazanıldığını inceleyeceğiz.

Ders notlarını görmek için kaydol. Ücretsiz!
- Tüm belgeleri görebilirsin
- Notlarını Yükselt
- Milyonlarca öğrenciye katıl
Avrupa'da Değişim ve Osmanlı Devleti
Avrupa tarihinde büyük dönüşümler yaşanırken Osmanlı İmparatorluğu bu değişimleri yakalayamadı. Fransız İhtilali (1789) sonrasında yayılan milliyetçilik, eşitlik ve özgürlük fikirleri çok uluslu Osmanlı İmparatorluğu'nu derinden etkiledi.
Sanayi İnkılabı üretimin insan gücünden makineye geçmesiyle İngiltere'de başladı ve Avrupa'ya yayıldı. Bu gelişme sömürgeciliği hızlandırdı. Güçlü devletler hammadde ve pazar ihtiyacını karşılamak için sömürge arayışına girdi.
Osmanlı Devleti'nde yapılan ıslahatlar yeterli olmadı. Tanzimat Fermanı (1839), Islahat Fermanı (1856), I. Meşrutiyet (1876) ve II. Meşrutiyet (1908) ile devleti kurtarmak amaçlansa da başarılı olunamadı. Özellikle milliyetçilik akımı sonucunda Balkanlardaki milletler birer birer bağımsızlıklarını kazandı.
💡 Hatırlatma: II. Meşrutiyet'in ilanından sonra çıkan 31 Mart Ayaklanması'nı bastırmak için İstanbul'a gönderilen Hareket Ordusu'nun kurmay başkanı Mustafa Kemal'di.
Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde devleti kurtarmak için dört fikir akımı ortaya çıktı:
- Osmanlıcılık: Tüm milletleri "Osmanlılık" duygusuyla birleştirmek
- İslamcılık: Müslüman milletleri halife etrafında toplamak
- Türkçülük: Türkleri milli duygularla bilinçlendirmek
- Batıcılık: Kurtuluşun batıya ayak uydurmaktan geçtiğini savunmak
Mustafa Kemal'in Çocukluk Dönemi
Mustafa Kemal, çok uluslu bir liman kenti olan Selanik'te doğdu. Şehir, Avrupa ile bağlantısı sayesinde yeni fikirlerin kolayca ulaştığı bir yerdi. Farklı milletlerin bir arada yaşaması ve çeşitli dillerde yayınlanan gazeteler şehre canlılık katıyordu.
Mustafa Kemal'in eğitim hayatı şu okullarla şekillendi:
- Mahalle Mektebi (kısa süre)
- Şemsi Efendi Okulu (modern eğitim veren ilk özel Müslüman okulu)
- Selanik Askeri Rüştiyesi (matematik öğretmeni ona "Kemal" adını verdi)
- Manastır Askeri İdadisi (edebiyat ve tarih sevgisi burada gelişti)
- Harp Okulu (1902'de teğmen olarak mezun oldu)
- Harp Akademisi (1905'te kurmay yüzbaşı olarak mezun oldu)

Ders notlarını görmek için kaydol. Ücretsiz!
- Tüm belgeleri görebilirsin
- Notlarını Yükselt
- Milyonlarca öğrenciye katıl
Mustafa Kemal'in Fikir Hayatı
Mustafa Kemal'in kişiliğinin gelişiminde aldığı eğitim büyük rol oynadı. Matematikteki başarısı mantıklı düşünmesine, edebiyata ilgisi etkili konuşabilmesine, tarihe olan sevgisi milli duygularının güçlenmesine katkı sağladı.
Fikir hayatını etkileyen düşünürler arasında Mehmet Emin Yurdakul, Ziya Gökalp (milliyetçilik), Namık Kemal (vatan sevgisi), Tevfik Fikret (özgürlük), Voltaire (akıl ve bilim), J.J. Rousseau (milli egemenlik) gibi isimler vardı. Kendi fikirlerini ve tecrübelerini de ekleyerek "Atatürkçü Düşünce Sistemi"ni oluşturdu.
Mustafa Kemal'in Askerlik Hayatı
Kurmay yüzbaşı olarak başlayan askerlik hayatında ilk görev yeri Şam'dı. 1906'da "Vatan ve Hürriyet" örgütünü kurdu. 31 Mart Ayaklanması'nın bastırılmasında görev aldı.
İlk askeri başarılarını Trablusgarp Savaşı'nda İtalyanlara karşı kazandı. Derne ve Tobruk'ta gösterdiği başarılar organizasyon yeteneğinin ve liderliğinin ilk işaretleriydi.
Balkan Savaşları'nda Gelibolu Yarımadası ve Bolayır Kolordusu'nda görev aldı. Sofya'da askeri ataşe olarak çalıştı. I. Dünya Savaşı'nda Çanakkale, Kafkas ve Suriye cephelerinde savaştı. Mondros'tan sonra Yıldırım Orduları Komutanı oldu.
Atatürk'ün Kişilik Özellikleri
Vatanseverlik: "Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere canımı vereceğim" sözüyle vatanı için her fedakarlığa hazır olduğunu göstermiştir.
İdealistlik: Hedeflerine ulaşmak için yılmadan çalışması ve milletine yararlı olmayı en büyük hedef saymasıdır.
İleri görüşlülük: İstanbul'da İtilaf donanmalarını görünce "Geldikleri gibi giderler" diyerek geleceği doğru tahmin etmesi buna örnektir.
Akıl ve bilime önem vermesi: "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" sözüyle bilimi her zaman rehber edindiğini göstermiştir.
Diğer özellikleri arasında açık sözlülük, kararlılık, disiplinlilik, mantıklılık, çok yönlülük ve barışçı olması sayılabilir.

Ders notlarını görmek için kaydol. Ücretsiz!
- Tüm belgeleri görebilirsin
- Notlarını Yükselt
- Milyonlarca öğrenciye katıl
Birinci Dünya Savaşı ve Osmanlı Devleti
Birinci Dünya Savaşı öncesinde dünya hızla değişiyor, sömürgecilik yarışı ve ülkeler arasındaki çıkar çatışmaları yeni bir savaşı kaçınılmaz hale getiriyordu. Ülkeler iki gruba ayrılmıştı:
- İtilaf Devletleri: İngiltere, Fransa, Rusya (sonradan İtalya, ABD, Japonya ve diğerleri katıldı)
- İttifak Devletleri: Almanya, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu (sonradan Osmanlı ve Bulgaristan katıldı)
Savaşın nedenleri arasında sömürge yarışı, bloklaşma, milliyetçilik akımı ve çıkar çatışmaları vardı. Savaş, Saraybosna'da Avusturya-Macaristan veliahtının bir Sırplı tarafından öldürülmesiyle başladı.
Osmanlı Devleti'nin savaşa girmesi: Savaşın başında tarafsız kalan Osmanlı, İttihat ve Terakki yöneticilerinin (özellikle Enver Paşa) Almanya'nın yanında yer alma isteğiyle gizli bir anlaşma yaptı. Almanların Goben ve Breslav gemileri Yavuz ve Midilli adlarıyla Türk bayrağı çekilerek Karadeniz'de Rus limanlarını bombaladı. Böylece Osmanlı savaşa girmiş oldu.
💡 Önemli Not: İtilaf devletleri Osmanlı'nın tarafsız kalması karşılığında borçlarını sileceğini söylemişti, ancak Osmanlı onlara güvenmemiş ve yalnız kalmamak için Almanya'nın yanında yer almıştır.
Osmanlı'nın savaştığı cepheler üç gruba ayrılabilir:
- Saldırı Cepheleri: Kafkasya ve Kanal Cepheleri
- Savunma Cepheleri: Çanakkale, Irak, Suriye-Filistin, Hicaz-Yemen
- Yardım Cepheleri: Galiçya, Makedonya, Romanya
Çanakkale Cephesi İtilaf Devletlerinin açtığı en önemli cepheydi. Rusya'ya yardım götürmek ve İstanbul'u alarak Osmanlı'yı savaş dışı bırakmak istiyorlardı. 18 Mart 1915'te boğazı geçemeyen düşman, Gelibolu Yarımadası'na asker çıkardı. M. Kemal burada büyük başarı göstererek "Anafartalar Kahramanı" unvanını aldı.
Savaşın sonunda ABD'nin İtilaf Devletleri yanında savaşa girmesiyle İttifak Devletleri yenildi. Osmanlı da 30 Ekim 1918'de Mondros Ateşkes Antlaşması'nı imzaladı.

Ders notlarını görmek için kaydol. Ücretsiz!
- Tüm belgeleri görebilirsin
- Notlarını Yükselt
- Milyonlarca öğrenciye katıl
I. Dünya Savaşı'nın Sonuçları
Birinci Dünya Savaşı milyonlarca insanın ölümüne, imparatorlukların yıkılmasına ve yeni devletlerin kurulmasına yol açtı. Sömürgecilik "manda" ve "himaye" adıyla devam etti, bazı ülkelerde rejim değişiklikleri yaşandı.
Wilson İlkeleri ABD Başkanı tarafından yayınlandı. Türkleri ilgilendiren madde: "Osmanlı'nın toprak bütünlüğü korunacak, Türklerin çoğunlukta olduğu yerler Türklere bırakılacak." Ancak Yunanlılar İzmir çevresinde çoğunlukta olduklarını iddia ederek bu maddeyi kendi lehlerine kullandılar.
Mondros Ateşkes Antlaşması'nın en tehlikeli maddeleri:
- 7. Madde: İtilaf Devletleri güvenliklerini tehdit eden bir durum olursa istediği yeri işgal edebilecek
- 24. Madde: Doğu illerinde (Sivas, Erzurum, Van, Bitlis, Diyarbakır, Harput) sorun çıkarsa buralar işgal edilebilecek
İşgal Bölgeleri:
- İngiltere: Musul, Samsun, Urfa, Antep, Maraş
- Fransa: Adana, Mersin, Hatay, Suriye
- İtalya: Antalya, Konya, Aydın, Kuşadası
- Yunanistan: İzmir ve çevresi, Doğu Trakya
- Ermeniler: Doğu Anadolu'da toprak talep ediyorlardı
İzmir'in İşgali (15 Mayıs 1919) Anadolu'daki ilk önemli işgaldi. Yunan askerleri İzmir'e çıkarma yaptılar. Gazeteci Hasan Tahsin Yunanlılara ilk kurşunu sıkan kişi oldu.
Amiral Bristol Raporu Türklerin haklı olduğunu dünyaya duyuran ilk belge olarak önem taşır. ABD'li Amiral Bristol'un hazırladığı rapor, Türk nüfusunun daha fazla olduğunu ve Yunanlıların Türkleri katlettiğini ortaya koyuyordu.
İşgaller Karşısında Padişahın Tutumu: Padişah işgallere ses çıkarmama, işgalcilere hoş görünme politikasını benimsedi.
Mustafa Kemal'in Tutumu: İşgallere karşı mücadele etmek için önce İstanbul'da çözüm aradı, padişah ve komutanları silahla direnmeye ikna etmeye çalıştı. Aradığı desteği bulamayınca kurtuluşu Anadolu'da gördü. Padişah onu Samsun'a göndermek isteyince bu fırsatı değerlendirdi.

Ders notlarını görmek için kaydol. Ücretsiz!
- Tüm belgeleri görebilirsin
- Notlarını Yükselt
- Milyonlarca öğrenciye katıl
Bağımsızlık Düşüncesi ve Cemiyetler
Kuva-yi Milliye, işgaller karşısında halkın kendi kendini savunmak için oluşturduğu silahlı direniş gruplarıydı. Düzenli bir ordu değildi ve her türlü ihtiyaçlarını halk karşılıyordu. Yunan ilerleyişini yavaşlattı, TBMM'ye zaman kazandırdı, ancak merkezi bir otoriteye bağlı olmadıkları için uzun vadeli çözüm olamadı.
İşgallere karşı ilk direniş Güney Cephesi'nde Fransızlara karşı Hatay Dörtyol'da (19 Aralık 1918) başladı. Batı Cephesi'nde ise ilk direniş İzmir'de Yunanlılara karşı gerçekleşti.
Cemiyetler işgaller karşısında kurtuluş yolları arayan örgütlenmelerdi. Bunlar yararlı ve zararlı olmak üzere ikiye ayrılabilir:
Zararlı Cemiyetler:
- Azınlıkların Kurdukları: Mavri Mira, Etnik-Eterya, Pontus Rum, Ermeni Taşnak-Hınçak, Makabbi
- Milli Varlığa Düşman Cemiyetler: Kürt Teali, İngiliz Muhipleri, Wilson Prensipleri, Hürriyet ve İtilaf
Yararlı Cemiyetler (Milli Cemiyetler):
- Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk: Doğu Anadolu'nun Ermenilere verilmesini önlemek için
- Trakya Paşaeli Müdafaa-i Hukuk: Trakya'nın Yunan işgaline uğramasını engellemek için
- Trabzon Muhafaza-i Hukuk: Pontus Devleti kurulmasına engel olmak için
- İzmir Müdafaa-i Hukuk/Redd-i İlhak: İzmir'in Yunanlılara verilmesini önlemek için
💡 Not: Yararlı cemiyetler vatanın kurtuluşu için kurulmuş ancak daha çok kendi bölgelerini korumaya yönelikti. Sivas Kongresi'nde M. Kemal bunları birleştirerek ulusal düzeyde bir kurtuluş hareketi başlatacaktır.
Mustafa Kemal'in Samsun'a Çıkışı (19 Mayıs 1919)
Pontusçu Rumların Samsun ve çevresinde çıkardığı karışıklıklar üzerine, Osmanlı Hükümeti M. Kemal'i 9. Ordu Müfettişi olarak bölgeye gönderdi. Böylece hem M. Kemal İstanbul'dan uzaklaştırılmış olacak hem de karışıklıklar önlenecekti.
M. Kemal, İzmir'in işgalinden bir gün sonra, 16 Mayıs 1919'da İstanbul'dan ayrıldı ve 19 Mayıs'ta Samsun'a ulaştı. "Ya İstiklal, ya ölüm" parolasıyla çalışmalarına başladı.

Ders notlarını görmek için kaydol. Ücretsiz!
- Tüm belgeleri görebilirsin
- Notlarını Yükselt
- Milyonlarca öğrenciye katıl
Milli Mücadele'nin Başlangıcı ve Kongreler
Amasya Genelgesi (22 Haziran 1919), Milli Mücadele'nin ilk bildirisi sayılır. Önemli maddeleri:
- Vatanın bütünlüğü, milletin istiklali tehlikededir
- İstanbul Hükümeti görevini yapamamaktadır
- Milleti kurtaracak olan yine milletin azim ve kararıdır
- Sivas'ta milli bir kongre toplanacaktır
Erzurum Kongresi :
- Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, bölünemez
- Doğu illerinden oluşan Temsil Heyeti kuruldu (M. Kemal başkan seçildi)
- Manda ve himaye reddedildi
- Milli iradeyi hakim kılmak esastır
Sivas Kongresi :
- Erzurum Kongresi kararları aynen kabul edildi
- Tüm milli cemiyetler "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" adıyla birleştirildi
- Temsil heyeti 15 kişiye çıkarıldı
- "İrade-i Milliye" gazetesi çıkarıldı
💡 Önemli Not: Erzurum Kongresi toplanma şekli bakımından bölgesel, aldığı kararlar bakımından ulusal bir kongreydi. Sivas Kongresi ise her yönüyle ulusal bir kongreydi.
Amasya Görüşmeleri , İstanbul Hükümeti'nin Temsil Heyeti'ni tanıdığı ilk resmi görüşmeydi. Bahriye Nazırı Salih Paşa ile yapılan görüşmelerde:
- Vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığı korunacak
- Azınlıklara sosyal dengeyi bozacak haklar verilmeyecek
- Osmanlı Mebusan Meclisi toplanacak
Temsil Heyeti'nin Ankara'ya Taşınması (27 Aralık 1919): M. Kemal, gelişmeleri yakından izleyebilmek için Temsil Heyeti ile birlikte Ankara'ya geldi. Ankara'nın seçilme nedenleri:
- Ulaşım ve haberleşmenin iyi olması
- İstanbul ve Batı Cephesi'ne yakın olması
- Güvenli ve henüz işgal edilmemiş olması
Son Osmanlı Mebusan Meclisi ve Misak-ı Milli (28 Ocak 1920): İstanbul'da toplanan meclis, M. Kemal'in de katkısıyla hazırlanan Misak-ı Milli'yi kabul etti. Önemli maddeleri:
- Mondros imzalandığı sırada Türk askerlerinin koruduğu topraklar bütündür
- Kars, Ardahan ve Batum'da halkın oyuna başvurulabilir
- İstanbul ve Boğazların güvenliği sağlanmalıdır
- Azınlık hakları komşu ülkelerdeki Müslümanların da aynı haklardan yararlanması şartıyla kabul edilebilir
- Kapitülasyonlar kaldırılmalıdır

Ders notlarını görmek için kaydol. Ücretsiz!
- Tüm belgeleri görebilirsin
- Notlarını Yükselt
- Milyonlarca öğrenciye katıl
İstanbul'un İşgali ve TBMM'nin Açılması
İstanbul'un İşgali (16 Mart 1920): Misak-ı Milli'yi kabul edilemez bulan İtilaf Devletleri İstanbul'u resmen işgal etti, Mebusan Meclisi'ni bastı ve milletvekillerini tutukladı. Padişah meclisi kapattı. Bu işgal karşısında M. Kemal:
- İşgali protesto etti
- İstanbul ile haberleşmeyi kesti
- İtilaf subaylarının tutuklanmasını istedi
- Anadolu'dan İstanbul'a para akışını durdurdu
TBMM'nin Açılması (23 Nisan 1920): İstanbul'un işgali ve meclisin kapatılması üzerine M. Kemal Ankara'da olağanüstü yetkilerle bir meclis topladı. Seçimlerle belirlenen ve İstanbul'dan kaçan milletvekilleriyle TBMM açıldı.
M. Kemal'in önerisiyle kabul edilen önemli ilkeler:
- TBMM'nin üstünde bir güç yoktur
- Yasama ve yürütme yetkileri mecliste toplanmıştır
- Meclis başkanı hükümetin de başkanıdır
- Padişah baskıdan kurtulduğunda meclisin belirleyeceği kurallar içinde yerini alır
💡 Not: TBMM'nin açılmasıyla millet egemenliğine dayanan yeni Türk Devleti'nin temelleri atılmış oldu.
İlk TBMM'nin Özellikleri:
- Güçler birliği ilkesi benimsenmiştir
- Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu belirtilmiştir
- Meclis hükümeti sistemi uygulanmıştır
- Kurucu meclis niteliğindedir
TBMM'ye Karşı Çıkan Ayaklanmalar:
- İstanbul Hükümetinin Çıkardığı: Ahmet Anzavur, Kuva-yi İnzibatiye (Halife Ordusu)
- İstanbul Hükümeti ve İşgalcilerin Birlikte Çıkardığı: Bolu-Düzce, Konya, Afyon ayaklanmaları
- Azınlıkların Çıkardığı: Pontus Rum, Ermeni ayaklanmaları
- Kuva-yi Milliye Yanlısı Olup Sonradan Ayaklananlar: Çerkez Ethem, Demirci Mehmet Efe
Bu ayaklanmalara karşı TBMM:
- Hıyanet-i Vataniye Kanunu çıkardı ve İstiklal Mahkemeleri kurdu
- İstanbul Hükümeti ile haberleşmeleri kesti
- Şeyhülislamın fetvasına karşı Ankara Müftüsü'nden fetva yayınlattı
- Halkı doğru bilgilendirmek için Anadolu Ajansı'nı kurdu

Ders notlarını görmek için kaydol. Ücretsiz!
- Tüm belgeleri görebilirsin
- Notlarını Yükselt
- Milyonlarca öğrenciye katıl
Sevr Antlaşması (10 Ağustos 1920)
İtilaf Devletleri, Osmanlı Devleti'ne kabul ettirmek istedikleri barış şartlarını San Remo'da belirleyip Paris'in Sevr mahallesinde Damat Ferit Paşa tarafından imzalattırdılar. Sevr Antlaşması'nın ağır maddeleri:
- İstanbul Osmanlı'da kalacak ama azınlık hakları gözetilmezse Türklerin elinden alınacak
- Boğazlar uluslararası bir komisyonun idaresine verilecek
- Doğu Anadolu'da Kürdistan ve Ermenistan devletleri kurulacak
- İzmir ve Ege bölgesi Yunanistan'a, Antalya-Konya İtalya'ya, Adana-Malatya-Sivas bölgesi Fransa'ya verilecek
- Osmanlı ordusunun sayısı 50.000 kişiyle sınırlandırılacak, tank ve uçak bulundurmayacak
- Kapitülasyonlar genişletilecek
Önemi: Türk Milleti'ne yaşama hakkı tanımayan, Türk vatanını parçalayan bir anlaşmadır. TBMM bu antlaşmayı tanımadı ve imzalayanları vatan haini ilan etti. Sevr hiçbir zaman yürürlüğe girmedi.
Kurtuluş Savaşı'nın Cepheleri
Doğu Cephesi: Ermeniler Doğu Anadolu'da bir devlet kurmak için harekete geçtiler. Kazım Karabekir komutasındaki Türk kuvvetleri Ermenileri yendi ve Gümrü Antlaşması (3 Aralık 1920) imzalandı:
- Kars, Sarıkamış, Kağızman ve Iğdır Türkiye'ye verildi
- Doğu Anadolu'da bir Ermeni Devleti kurma umudu ortadan kalktı
- TBMM'nin ilk askeri ve siyasi başarısı oldu
Güney Cephesi: Fransızlara ve Ermenilere karşı halk direnişe geçti. Maraş, Urfa ve Antep halkının kahramanca direnişi sonucunda:
- Maraş "Kahraman", Urfa "Şanlı", Antep "Gazi" unvanlarını aldı
- Fransızlar Sakarya Savaşı'ndan sonra Ankara Antlaşması (20 Ekim 1921) imzalayarak Anadolu'yu terk ettiler

Ders notlarını görmek için kaydol. Ücretsiz!
- Tüm belgeleri görebilirsin
- Notlarını Yükselt
- Milyonlarca öğrenciye katıl
Batı Cephesi'ndeki Mücadele
İngiliz ve Fransızların desteklediği Yunan ordusuyla savaşılan bu cephede, Kurtuluş Savaşı'nın kaderini belirleyen muharebelere sahne oldu.
Düzenli Ordunun Kurulması: Kuva-yi Milliye'nin düşmanı durduramayacağı anlaşılınca TBMM düzenli ordu kurmaya karar verdi. Kuva-yi Milliye'nin bazı dezavantajları vardı:
- Disiplinsiz ve eğitimsiz olmaları
- Başlarına buyruk hareket etmeleri
- Bazen halktan zorla ihtiyaçlarını almaları
Batı Cephesi, Albay İsmet Bey (Kuzey) ve Albay Refet Bey (Güney) komutasında ikiye ayrıldı. Düzenli orduya katılmak istemeyen Çerkez Ethem gibi Kuva-yi Milliyeciler ayaklandılarsa da bastırıldılar.
I. İnönü Savaşı : Yunanlıların Eskişehir'i ele geçirme girişimi başarısızlıkla sonuçlandı. Düzenli ordunun ilk askeri zaferi olan bu savaşın sonuçları:
- TBMM Hükümeti'nin otoritesi arttı
- Türk Milleti'nin kurtuluş umudu güçlendi
- Sovyet Rusya ile Moskova Antlaşması imzalandı
- 20 Ocak 1921'de ilk anayasa ilan edildi
- 12 Mart 1921'de İstiklal Marşı kabul edildi
Londra Konferansı : İtilaf Devletleri, Sevr'i biraz değiştirerek TBMM'ye kabul ettirmek istediler. İstanbul Hükümeti ile TBMM Hükümeti'nin temsilcileri katıldı. TBMM adına Bekir Sami Bey, Misak-ı Milli'yi savundu ama anlaşma sağlanamadı.
II. İnönü Savaşı : Yunanlılar yeniden taarruza geçti ama yine yenilgiye uğradılar. Bu zafer diplomatik alanda TBMM'nin elini güçlendirdi:
- İtalya işgal ettiği bölgelerden çekildi
- Fransa TBMM ile görüşmelere başladı
- Afganistan ile dostluk anlaşması imzalandı
💡 İlginç Not: İsmet Paşa'nın II. İnönü zaferinden sonra M. Kemal'e çektiği "Düşmanın şiddetli taarruzlarını püskürttük" telgrafına M. Kemal: "Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makûs talihini de yendiniz" diye cevap vermiştir.

Ders notlarını görmek için kaydol. Ücretsiz!
- Tüm belgeleri görebilirsin
- Notlarını Yükselt
- Milyonlarca öğrenciye katıl
Kütahya-Eskişehir Savaşları ve Sakarya Zaferi
Kütahya-Eskişehir Savaşları : Yunan ordusu büyük bir saldırıya geçti. Kütahya ve Eskişehir düştü. M. Kemal ordunun Sakarya Nehri'nin doğusuna çekilmesini emretti. Bu geri çekilme mecliste tepkilere yol açtı. M. Kemal'e 3 ay süreyle başkomutanlık yetkisi verildi.
Tekalif-i Milliye Emirleri : M. Kemal başkomutan olunca 10 emirle halkın elindeki savaş malzemelerinin %40'ını orduya vermesini istedi. Halk büyük fedakarlıkla bu emirlere uydu.
Sakarya Meydan Savaşı : 22 gün 22 gece süren bu savaşta M. Kemal: "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır" parolasıyla hareket etti. Sonuçta Yunan ordusu yenildi ve Ankara kurtuldu.
Bu zafer sonrası:
- M. Kemal'e "Gazi" unvanı ve mareşallik rütbesi verildi
- Fransa ile Ankara Antlaşması imzalandı
- Sovyet Rusya ile Kars Antlaşması imzalandı
- Ukrayna ile dostluk antlaşması imzalandı
Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Savaşı : Uzun bir hazırlık döneminden sonra 26 Ağustos 1922'de Büyük Taarruz başladı. 30 Ağustos'ta Dumlupınar'da Yunan ordusu tamamen kuşatıldı ve Başkomutan Trikopis esir alındı.
M. Kemal'in emriyle "Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!" denilerek 9 Eylül'de İzmir kurtarıldı. Doğu Trakya da barış görüşmeleri sonucu Türkiye'ye bırakıldı.
Mudanya Ateşkes Antlaşması (11 Ekim 1922): Yunan ordusu yenilince İtilaf Devletleri ateşkes istedi. Barış görüşmeleri için Mudanya'da yapılan görüşmelerde:
- Türk ve Yunan orduları arasında çatışmalar sona erecek
- Doğu Trakya Meriç Nehri'ne kadar 15 gün içinde Türkiye'ye teslim edilecek
- İstanbul ve Boğazlar, barış antlaşması yapılıncaya kadar İtilaf Devletleri'nin işgalinde kalacak
- Barış görüşmeleri Lozan'da yapılacak
Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922): Lozan görüşmelerine İstanbul Hükümeti de çağrılınca TBMM, halkın temsilcisi olarak tek yetkili olduğunu göstermek için saltanatı kaldırdı. Böylece padişahlık sona erdi ve halife olarak sadece dini yetkileri kaldı.
Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923): TBMM temsilcisi İsmet İnönü başkanlığındaki heyet, uzun ve zorlu görüşmeler sonunda Lozan Barış Antlaşması'nı imzaladı. Bu antlaşmayla Türkiye'nin bugünkü sınırları çizildi, kapitülasyonlar kaldırıldı ve Türkiye'nin tam bağımsızlığı dünyaya kabul ettirildi.

Ders notlarını görmek için kaydol. Ücretsiz!
- Tüm belgeleri görebilirsin
- Notlarını Yükselt
- Milyonlarca öğrenciye katıl

Ders notlarını görmek için kaydol. Ücretsiz!
- Tüm belgeleri görebilirsin
- Notlarını Yükselt
- Milyonlarca öğrenciye katıl

Ders notlarını görmek için kaydol. Ücretsiz!
- Tüm belgeleri görebilirsin
- Notlarını Yükselt
- Milyonlarca öğrenciye katıl

Ders notlarını görmek için kaydol. Ücretsiz!
- Tüm belgeleri görebilirsin
- Notlarını Yükselt
- Milyonlarca öğrenciye katıl

Ders notlarını görmek için kaydol. Ücretsiz!
- Tüm belgeleri görebilirsin
- Notlarını Yükselt
- Milyonlarca öğrenciye katıl

Ders notlarını görmek için kaydol. Ücretsiz!
- Tüm belgeleri görebilirsin
- Notlarını Yükselt
- Milyonlarca öğrenciye katıl

Ders notlarını görmek için kaydol. Ücretsiz!
- Tüm belgeleri görebilirsin
- Notlarını Yükselt
- Milyonlarca öğrenciye katıl

Ders notlarını görmek için kaydol. Ücretsiz!
- Tüm belgeleri görebilirsin
- Notlarını Yükselt
- Milyonlarca öğrenciye katıl

Ders notlarını görmek için kaydol. Ücretsiz!
- Tüm belgeleri görebilirsin
- Notlarını Yükselt
- Milyonlarca öğrenciye katıl

Ders notlarını görmek için kaydol. Ücretsiz!
- Tüm belgeleri görebilirsin
- Notlarını Yükselt
- Milyonlarca öğrenciye katıl
Hiç sormayacaksın sanmıştık...
Knowunity yapay zeka arkadaşı nedir?
Yapay zeka arkadaşımız öğrencilerin ihtiyaçlarına göre özel olarak tasarlanmıştır. Platformda bulunan milyonlarca içeriğe dayanarak öğrencilere gerçekten anlamlı ve ilgili yanıtlar verebiliyoruz. Ancak mesele sadece cevaplar değil, refakatçi aynı zamanda kişiselleştirilmiş öğrenme planları, sınavlar veya sohbet içerikleri ve öğrencilerin becerilerine ve gelişimlerine dayalı %100 kişiselleştirme ile öğrencilere günlük öğrenme zorluklarında rehberlik ediyor.
Knowunity uygulamasını nereden indirebilirim?
Uygulamayı Google Play Store ve Apple App Store'dan indirebilirsiniz.
Knowunity ücretsiz mi?
Knowunity uygulaması ücretsiz! Uygulamamız çok yakında indirmeye hazır olacak, bekle bizi. 💙
En popüler içerikler: Treaty
9T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük dersinin en popüler içerikleri
9En popüler içerikler
9Aradığını bulamıyor musun? Diğer derslere göz at.
Kullanıcılarımızdan yorumlar. Onlar her şeyi çok beğendi — sen de beğeneceksin.
Uygulama çok kolay kullanılıyor ve güzel tasarlanmış. Şu ana kadar aradığım her şeyi buldum ve sunumlardan çok şey öğrendim! Kesinlikle ödevlerim için hep kullanacağım!
Uygulama çok iyi. Çok fazla ders notu ve yardımlaşma var. Örneğin benim problem yaşadığım bir ders Geometriydi ve ANINDA yardım ettiler beraber hem sorularımı çözdük hem konu anlatımı buldum. Herkese tavsiye ederim.
BEN ŞOK. Reklamını sık sık gördüğüm için uygulamayı denedim ve gerçekten hayran kaldım. Bu uygulama okul için tam ihtiyacım olan şey. Anında ödev yardımı, konu anlatımı, örnek sınavlar, flaşkartlar hepsi hepsi var, şiddetle tavsiye ederim ✅