Birinci Dünya Savaşı ve Milli Mücadele'nin hazırlık dönemini kapsayan bu...
2. Ünite: Milli Uyanış ve Etkileri

























Birinci Dünya Savaşı'nın Nedenleri ve Başlaması
Birinci Dünya Savaşı, dünya tarihinin akışını değiştiren büyük bir felaketti. Savaşın genel sebepleri arasında 1789 Fransız İhtilali'yle yayılan milliyetçilik akımı, Sanayi İnkılabı sonrası artan ham madde ve pazar arayışları ve devletler arası bloklaşmalar yer alır.
Savaşı başlatan olay, Avusturya-Macaristan veliahtı Ferdinand'ın Saraybosna'da bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesiydi. Bu olay üzerine Avusturya-Macaristan, Sırbistan'a savaş açtı ve domino etkisiyle diğer ülkeler de savaşa girdi.
Savaşta iki grup oluştu: İtilaf Devletleri (İngiltere, Fransa, Rusya) ve İttifak Devletleri . İtalya, savaş başlamadan önce kendisine Batı Anadolu'dan toprak vaat edilmesi üzerine İttifak grubundan İtilaf grubuna geçti.
Hatırlatma: Osmanlı Devleti ilk ittifak girişimlerini İngiltere ve Fransa ile yaptı fakat olumlu sonuç alamadı. Çünkü İtilaf Devletleri, gizli antlaşmalarla Osmanlı topraklarını kendi aralarında paylaşmıştı.
Osmanlı Devleti savaş öncesi tarafsızlığını ilan etti, Boğazları kapattı ve kapitülasyonları tek taraflı kaldırdı. Ancak İktidardaki İttihat ve Terakki Hükümeti'nin de etkisiyle Almanya'yla yakınlaştı ve İttifak Devletleri'nin yanında savaşa girdi.

Osmanlı'nın Savaşa Girmesi ve Cepheleri
Almanlar Osmanlı'yı yanlarında görmek istiyordu çünkü halifenin dini gücünden, Osmanlı'nın jeopolitik konumundan ve kaynaklarından yararlanmak istiyorlardı. Osmanlı ise kaybettiği toprakları geri alma, siyasi yalnızlıktan kurtulma, kapitülasyonlardan kurtulma ve Turancılık ideali gibi nedenlerle savaşa girmeyi tercih etti.
Osmanlı'nın savaşa girmesi, İngiliz donanmasından kaçan iki Alman gemisinin (Yavuz ve Midilli) Karadeniz'de Rus limanlarını bombalamasıyla gerçekleşti. 3 Kasım 1914'te gerçekleşen bu olay üzerine Rusya, Osmanlı Devleti'ne savaş açtı.
Dikkat: Osmanlı Devleti'nin savaşa girmesiyle savaş geniş alana yayıldı, yeni cepheler açıldı ve savaşın süresi uzadı.
Osmanlı Devleti'nin savaştığı cepheler üç ana başlıkta toplanabilir:
- Taarruz (Saldırı) Cepheleri: Kafkas ve Kanal Cepheleri (2K şeklinde kodlayabilirsiniz)
- Savunma Cepheleri: Çanakkale, Irak, Hicaz-Yemen, Suriye-Filistin Cepheleri
- Yardım Cepheleri: Galiçya, Romanya, Makedonya Cepheleri (Hepsinin sonu "ya" ile bitiyor)
Kafkas Cephesi, Osmanlı'nın ilk taarruz cephesiydi. Enver Paşa komutasındaki Türk ordusu Sarıkamış Harekâtı'nı gerçekleştirdi fakat ağır hava koşulları ve teçhizat eksiklikleri nedeniyle başarısız oldu. Ruslar birçok şehri işgal etti, ancak 1917 Bolşevik İhtilali sonrası Rusya'nın savaştan çekilmesiyle cephe kapandı.

Önemli Cepheler ve Tehcir Kanunu
Kafkas Cephesi'nde Ruslarla iş birliği yapan Ermenileri önlemek için Osmanlı Hükümeti 27 Mayıs 1915'te Sevk ve İskân Kanunu (Tehcir Kanunu) çıkardı. Bu kanunla olaylara karışan Ermeniler, Suriye ve Irak'ın kuzeyindeki bölgelere göç ettirildi. Savaş sonrasında ise Geri Dönüş Kararnamesi ile eski evlerine dönmelerine izin verildi.
Kanal Cephesi, İngiltere'nin sömürgeleriyle bağlantısını kesmek ve Mısır'ı geri almak amacıyla açıldı. Ancak Arapların İngilizlerin kışkırtmasıyla ayaklanması ve ordunun malzeme sıkıntısı gibi nedenlerle başarıya ulaşılamadı.
Çanakkale Cephesi, İtilaf Devletleri'nin İstanbul ve Boğazları ele geçirip Osmanlı'yı saf dışı bırakmak ve Rusya'ya yardım götürmek amacıyla açtıkları en önemli cephedir. İtilaf donanması 18 Mart 1915'te Nusrat mayın gemisinin bıraktığı mayınlar nedeniyle ağır kayıplar verdi ve geri çekildi.
Unutma: Çanakkale Savaşı'nda Cevat Paşa "18 Mart Kahramanı" olarak anılır. Mustafa Kemal burada "Ben size taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum" sözünü söylemiştir.
Kara savaşlarında Anzakların da bulunduğu İtilaf orduları Gelibolu'ya çıkarma yaptı, ancak Mustafa Kemal komutasındaki kuvvetler tarafından durduruldu. Sonuç olarak Çanakkale, Osmanlı'nın başarılı olduğu tek cephedir ve Mustafa Kemal'in dünya çapında tanınmasını sağladı.

Diğer Cepheler ve Savaşın Sonuçları
Irak-Basra Cephesi'nde İngilizler sömürge yollarını güvence altına almak ve Irak petrollerini ele geçirmek istiyorlardı. Başlangıçta Kut'ül-Amare'de Halil (Kut) Paşa komutasındaki Türk kuvvetlerine yenildiler, ancak sonradan güçlenerek Bağdat'ı ele geçirdiler.
Suriye-Filistin Cephesi'nde İngiltere, Araplarla işbirliği yaparak Osmanlı ordusunu yenilgiye uğrattı. Mustafa Kemal, Yıldırım Orduları Grubu'na bağlı 7. Ordu Komutanlığına atanarak İngilizleri Halep'in kuzeyinde durdurmayı başardı.
Hicaz-Yemen Cephesi'nde "Çöl Kaplanı" lakaplı Fahrettin Paşa komutasındaki Türk birlikleri, hem İngilizlerle hem de İngilizlerin kışkırttığı Araplarla savaşmak zorunda kaldı. Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra Osmanlı askerleri bölgeden çekilmek zorunda kaldı.
Savaşın sonuna doğru Bolşevik İhtilali sonucunda Rusya savaştan çekildi, ancak ABD'nin İtilaf Devletleri yanında savaşa girmesiyle güç dengesi değişti. Savaş, İttifak Devletleri'nin yenilgisiyle sonuçlandı.
Amerikan Başkanı Wilson, 8 Ocak 1918'de Wilson İlkeleri'ni açıkladı. Bu ilkelerde açık antlaşmalar, serbest deniz ticareti ve "Milletler Cemiyeti" kurulması gibi öneriler yer alıyordu. 12. madde ise Osmanlı'da Türklerin çoğunlukta olduğu bölgelerin egemenliği sağlanmalı, azınlıklara özerklik verilmeli diyordu.
Sonuç olarak I. Dünya Savaşı'nda milyonlarca insan hayatını kaybetti, imparatorluklar yıkıldı ve yeni devletler kuruldu. Savaş sonunda sömürgeciliğin yerini manda ve himaye sistemi aldı.

Mondros Ateşkes Antlaşması
I. Dünya Savaşı sonunda Osmanlı Devleti, 30 Ekim 1918'de İtilaf Devletleriyle Mondros Ateşkes Antlaşması'nı imzaladı. Anlaşma, Osmanlı Devleti temsilcisi Bahriye Nazırı Rauf Bey ile İtilaf Devletleri temsilcisi İngiliz Amiral Calthorpe arasında Limni Adası'nın Mondros Limanı'nda imzalandı.
Antlaşmanın en önemli maddeleri şunlardı:
- Boğazlar İtilaf Devletleri'nce işgal edilecek
- Osmanlı ordusunun çoğu terhis edilecek
- İtilaf Devletleri güvenliklerini tehdit edecek bir durum olursa herhangi bir stratejik noktayı işgal etme hakkına sahip olacak
- Ulaşım ve haberleşme araçları İtilaf Devletleri'nin denetimine bırakılacak
- Doğu Anadolu'daki "Vilayat-ı Sitte" (altı vilayet) karışıklık çıkarsa işgal edilebilecek
Dikkat: Mondros Ateşkes Antlaşması'nın en tehlikeli maddeleri 7. ve 24. maddelerdir. Bu maddeler, İtilaf Devletleri'nin Anadolu'yu işgaline zemin hazırladı.
Antlaşma sonrasında İngilizler Musul, Urfa, Maraş, Antep gibi yerleri; Fransızlar Suriye, Hatay ve Zonguldak'ı; İtalyanlar Antalya ve Konya çevresini; Yunanlar ise İzmir ve çevresini işgal etti.
Bu işgallere karşı ilk kurşunu Hatay Dörtyol'da Kara Mehmet Çavuş, Batı Anadolu'da ise Hasan Tahsin atmıştır. Mondros Antlaşması'yla Osmanlı fiilen sona ermiştir.

Paris Barış Konferansı ve İzmir'in İşgali
18 Ocak 1919'da toplanan Paris Barış Konferansı'nda yenilen devletlerle imzalanacak barış antlaşmalarının şartları belirlendi. Bu konferansta, daha önce gizli antlaşmalarla İtalya'ya verilen İzmir ve çevresi, İngilizlerin desteğiyle Yunanistan'a verildi. Bu karara tepki gösteren İtalya konferansı terk etti.
Konferansta ayrıca uluslararası barışı sağlamak amacıyla Milletler Cemiyeti'nin kurulmasına karar verildi. Görüşmeler sonunda Almanya, Avusturya, Macaristan ve Bulgaristan ile ayrı ayrı barış antlaşmaları imzalandı.
15 Mayıs 1919'da Yunanistan, Paris Barış Konferansı'nda alınan karar doğrultusunda İzmir'i işgal etti. Gazeteci Hasan Tahsin, işgale karşı ilk kurşunu atarak tepki gösterdi. Bu olaylar üzerine İtilaf Devletleri, bölgeye Amerikalı Amiral Bristol başkanlığında bir heyet gönderdi. Amiral Bristol raporunda, işgal sonrası yaşananlardan Yunanlıların sorumlu olduğu belirtildi.
İşgaller karşısında halk, mitingler düzenledi, Müdafaa-i Hukuk cemiyetleri kurdu ve Kuva-yı Milliye adı verilen direniş kuvvetleri oluşturdu. Osmanlı yönetimi ise işgallere karşı çekingen ve teslimiyetçi bir tutum sergiledi.
Mustafa Kemal, işgaller karşısında kararlı ve mücadeleci bir duruş sergiledi. İstanbul'da kaldığı günlerde ülkenin kurtuluşu için çözüm yolları aradı ve "Geldikleri gibi giderler" diyerek işgalcilerin er geç ülkeyi terk edeceğine olan inancını dile getirdi.

Cemiyetler ve Kuva-yı Milliye
Kuva-yı Milliye (Milli Kuvvetler), Türk halkının bağımsız yaşama arzusunun sonucu olarak ortaya çıkan direniş hareketidir. Osmanlı ordusunun dağıtılması, işgaller ve hükümetin sessiz kalması nedeniyle halk kendi savunma kuvvetlerini oluşturdu.
Kuva-yı Milliye birlikleri düşmanın ilerleyişini yavaşlattı, düzenli orduya zaman kazandırdı ve halkı korudu. Ancak düzenli ordu özelliği taşımaması, disiplinsizlik, bölgesel hareket etmeleri gibi olumsuz yönleri de vardı. Düzenli ordu kurulduktan sonra Kuva-yı Milliye hareketi sona erdi.
Milli Mücadele döneminde kurulan cemiyetler üç ana grupta toplanabilir:
- Milli (Yararlı) Cemiyetler: Bulundukları yöreleri savunmak amacıyla kurulmuşlardır
- Azınlıklar Tarafından Kurulan Cemiyetler: Bağımsız devlet kurmayı amaçlamışlardır (Mavri Mira, Pontus Rum Cemiyeti gibi)
- Milli Varlığa Düşman Cemiyetler: Tam bağımsızlığa inanmayarak manda ve himayeyi savunmuşlardır (İngiliz Muhipleri, Kürt Teali Cemiyeti gibi)
Milli cemiyetler bulundukları yöreleri savunmak için kurulmuş, ancak bir merkezden yönetilmemeleri etkili çalışmalarını engellemiştir. Azınlık cemiyetleri ise işgalci devletlerden destek alarak bağımsız devlet kurmayı amaçlamıştır.
Not: Trakya Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kurulan ilk yararlı cemiyettir. Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti ise vatansever Türk kadınlarının Milli Mücadele'ye desteğini sağlamak amacıyla kurulmuştur.

Kurtuluş Mücadelesi Başlıyor
19 Mayıs 1919'da Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkışıyla Kurtuluş Savaşı'nın hazırlık dönemi başladı. Mustafa Kemal, 9. Ordu Müfettişi olarak Karadeniz'deki Rum çetelerinin Türklere saldırılarını araştırmak üzere görevlendirilmişti.
Samsun'da yaptığı incelemeler sonucunda İstanbul Hükümeti'ne gönderdiği raporda, bölgedeki karışıklıkların Müslüman halktan değil, Rum çetelerinin saldırılarından kaynaklandığını belirtti.
Havza Genelgesi : Samsun'dan sonra Havza'ya geçen Mustafa Kemal, burada yayımladığı genelgede mitingler düzenlenmesini, işgallerin protesto edilmesini ve İstanbul Hükümeti'ne telgraflar çekilmesini istedi. Bu genelge, Türk halkı üzerinde büyük yankı uyandırdı ve birçok yerde protesto mitingleri düzenlendi.
Amasya Genelgesi (22 Haziran 1919): Mustafa Kemal, Ali Fuat Cebesoy, Rauf Orbay ve Refet Bele'nin imzaladığı bu genelge Milli Mücadele'nin amaç ve yöntemini belirledi. Genelgede "Vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı tehlikededir", "Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır" gibi önemli ifadeler yer aldı.
Amasya Genelgesi'yle ilk kez milli egemenlik ilkesine vurgu yapıldı ve Erzurum ile Sivas Kongrelerinin toplanmasına karar verildi. Bu, İstanbul Hükümeti'ne ve işgallere karşı çıkılmasını isteyen bir ihtilal çağrısıydı.
İstanbul Hükümeti, Mustafa Kemal'in faaliyetlerinden rahatsız olarak onu görevden aldı, ancak Mustafa Kemal İstanbul'a dönmeyerek mücadelesine devam etti.

Erzurum ve Sivas Kongreleri
Erzurum Kongresi : Doğu Anadolu'yu Ermenilere, Doğu Karadeniz'i Rum saldırılarına karşı savunmak amacıyla toplanan kongrenin başkanlığını Mustafa Kemal yaptı. Kongrede alınan kararlardan bazıları:
- Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz
- Manda ve himaye kabul edilemez
- Kuvâ-yı Millîye'yi etkin, milli iradeyi hâkim kılmak esastır
- Milli meclisin derhal toplanması için çalışılacaktır
Kongrede 9 kişilik Temsil Heyeti oluşturuldu ve Mustafa Kemal başkan seçildi. İlk kez milli sınırlardan bahsedilerek vatanın bütünlüğüne vurgu yapıldı.
Sivas Kongresi : Tüm yurdu temsil eden bir kongre olması açısından önemlidir. Erzurum Kongresi kararları küçük değişikliklerle kabul edildi ve ülke genelindeki tüm milli cemiyetler Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleştirildi.
Temsil Heyeti 16 üyeye çıkarıldı ve tüm yurdu temsil eder hale getirildi. Kongre kararlarını duyurmak için İrade-i Milliye gazetesi çıkarıldı.
Amasya Görüşmeleri : Ali Rıza Paşa Hükümeti'nin Bahriye Nazırı Salih Paşa ile Temsil Heyeti adına Mustafa Kemal arasında yapıldı. Bu görüşmelerle Osmanlı Hükümeti, Temsil Heyeti'ni resmen tanımış oldu.
Görüşmede Türk vatanının bütünlüğünün korunması, Mebusan Meclisi'nin yeniden toplanması ve Sivas Kongresi kararlarının tanınması gibi konular ele alındı. Ancak hükümet sadece Mebusan Meclisi'nin toplanmasını kabul etti.

Misakımilli ve İstanbul'un İşgali
Amasya Görüşmeleri sonrasında yapılan seçimlerle Mustafa Kemal Erzurum milletvekili seçildi. Ardından Temsil Heyeti, Ankara'yı merkez olarak seçti. Bu seçimde kentin güvenli konumu, haberleşme koşullarının elverişliliği, Batı Cephesi'ne yakınlığı ve işgal edilmemiş olması etkili oldu.
Mustafa Kemal, basının önemini çok iyi biliyordu. Önce Sivas'ta İrade-i Milliye, sonra Ankara'da Hâkimiyet-i Milliye gazeteleri çıkarıldı ve Anadolu Ajansı kuruldu.
12 Ocak 1920'de İstanbul'da toplanan Mebusan Meclisi, Mustafa Kemal'in isteği üzerine 28 Ocak'ta Misakımilli (Milli Ant) kararlarını kabul etti. Bu kararlarda:
- Mondros öncesi işgal edilmemiş toprakların bir bütün olduğu
- Arap topraklarının geleceğinin oradaki halkın kararına bağlı olduğu
- Azınlık haklarının komşu ülkelerdeki Müslümanlara aynı haklar verilirse kabul edileceği
- Kapitülasyonların kaldırılacağı belirtiliyordu
Misakımilli kararları İtilaf Devletleri'ni rahatsız etti. 16 Mart 1920'de İstanbul resmen işgal edildi, Mebusan Meclisi basıldı ve birçok mebus tutuklandı.
Mustafa Kemal işgal haberini alır almaz tüm millete duyurdu ve bazı tedbirler aldı:
- İstanbul ile tüm haberleşmeler kesildi
- İşgale karşı protesto mitingleri düzenlendi
- Demiryolları tahrip edilerek işgalin Anadolu'ya yayılması önlendi
İstanbul'un işgali sonrası Mustafa Kemal, Ankara'da olağanüstü yetkilerle yeni bir meclisin toplanacağını duyurdu ve seçimlerin yenilenmesini istedi.














Hiç sormayacaksın sanmıştık...
Knowunity yapay zeka arkadaşı nedir?
Yapay zeka arkadaşımız öğrencilerin ihtiyaçlarına göre özel olarak tasarlanmıştır. Platformda bulunan milyonlarca içeriğe dayanarak öğrencilere gerçekten anlamlı ve ilgili yanıtlar verebiliyoruz. Ancak mesele sadece cevaplar değil, refakatçi aynı zamanda kişiselleştirilmiş öğrenme planları, sınavlar veya sohbet içerikleri ve öğrencilerin becerilerine ve gelişimlerine dayalı %100 kişiselleştirme ile öğrencilere günlük öğrenme zorluklarında rehberlik ediyor.
Knowunity uygulamasını nereden indirebilirim?
Uygulamayı Google Play Store ve Apple App Store'dan indirebilirsiniz.
Knowunity ücretsiz mi?
Knowunity uygulaması ücretsiz! Uygulamamız çok yakında indirmeye hazır olacak, bekle bizi. 💙
Tarih dersinin en popüler içerikleri
99. Sınıf Tarih Konu Anlatımı
9. sınıf tarih tüm ünite konu anlatımı
9.sınıf tarih ders notları
Yeni maarif modele uygundur
TYT AYT TARİH
Tarih
Tarih 4. Ünite
Bu PDF 11. Sınıf Tarih dersi 4. ünite notlarını içermektedir.
11.SINIF TARİH 3.ÜNİTE SINAV ÖZETİ
Sınav çalışma kağıdımdır.
9. sinif tarih 2025 Mufredat ders notlari 2. donem 2. yazili konular dahildir sayfa 29-41 arasi
arkadaslar sayfa 29-41 arasi 2. donem 2. yaziliyi yer almaktadir 💗
11. Sınıf Tarih 2.Dönem 2.Yazılı Notları
11. Sınıf Tarih Osmanlı Devleti'nde Dağılma Dönemi'ne ait konu anlatımı
9.Sınıf Tarih Ders Notları 2025
kolay gelsin efenimmm iyi Calismalarr💕
Tyt Ayt Kpss Tarih
Tyt Ay+ Kpss Tarih
En popüler içerikler
99. Sınıf Tarih Konu Anlatımı
9. sınıf tarih tüm ünite konu anlatımı
8.sınıf matematik
Tüm üniteleri içermektedir!
11. sınıf biyoloji dolaşım sistemi ders notları
11. sınıf biyoloji dolaşım sistemi ders notları
9.sınıf tarih ders notları
Yeni maarif modele uygundur
Tyt biyoloji
Bio
7. Sınıf Fen Bilimleri
Tüm üniteler
İnkılap tarihi
Beğenin
TYT AYT TARİH
Tarih
11. sınıf biyoloji boşaltım (üriner) sistemi ders notları
11. sınıf biyoloji boşaltım (üriner) sistemi ders notları
Aradığını bulamıyor musun? Diğer derslere göz at.
Kullanıcılarımızdan yorumlar. Onlar her şeyi çok beğendi — sen de beğeneceksin.
Uygulama çok kolay kullanılıyor ve güzel tasarlanmış. Şu ana kadar aradığım her şeyi buldum ve sunumlardan çok şey öğrendim! Kesinlikle ödevlerim için hep kullanacağım!
Uygulama çok iyi. Çok fazla ders notu ve yardımlaşma var. Örneğin benim problem yaşadığım bir ders Geometriydi ve ANINDA yardım ettiler beraber hem sorularımı çözdük hem konu anlatımı buldum. Herkese tavsiye ederim.
BEN ŞOK. Reklamını sık sık gördüğüm için uygulamayı denedim ve gerçekten hayran kaldım. Bu uygulama okul için tam ihtiyacım olan şey. Anında ödev yardımı, konu anlatımı, örnek sınavlar, flaşkartlar hepsi hepsi var, şiddetle tavsiye ederim ✅
2. Ünite: Milli Uyanış ve Etkileri
Birinci Dünya Savaşı ve Milli Mücadele'nin hazırlık dönemini kapsayan bu özet, Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinden Türkiye Cumhuriyeti'nin doğuşuna giden yolda yaşanan kritik olayları anlatıyor. Savaşın sebepleri, Osmanlı'nın savaştığı cepheler ve Milli Mücadele'nin temellerini oluşturan adımlar hakkında bilgi edineceksiniz.

Birinci Dünya Savaşı'nın Nedenleri ve Başlaması
Birinci Dünya Savaşı, dünya tarihinin akışını değiştiren büyük bir felaketti. Savaşın genel sebepleri arasında 1789 Fransız İhtilali'yle yayılan milliyetçilik akımı, Sanayi İnkılabı sonrası artan ham madde ve pazar arayışları ve devletler arası bloklaşmalar yer alır.
Savaşı başlatan olay, Avusturya-Macaristan veliahtı Ferdinand'ın Saraybosna'da bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesiydi. Bu olay üzerine Avusturya-Macaristan, Sırbistan'a savaş açtı ve domino etkisiyle diğer ülkeler de savaşa girdi.
Savaşta iki grup oluştu: İtilaf Devletleri (İngiltere, Fransa, Rusya) ve İttifak Devletleri . İtalya, savaş başlamadan önce kendisine Batı Anadolu'dan toprak vaat edilmesi üzerine İttifak grubundan İtilaf grubuna geçti.
Hatırlatma: Osmanlı Devleti ilk ittifak girişimlerini İngiltere ve Fransa ile yaptı fakat olumlu sonuç alamadı. Çünkü İtilaf Devletleri, gizli antlaşmalarla Osmanlı topraklarını kendi aralarında paylaşmıştı.
Osmanlı Devleti savaş öncesi tarafsızlığını ilan etti, Boğazları kapattı ve kapitülasyonları tek taraflı kaldırdı. Ancak İktidardaki İttihat ve Terakki Hükümeti'nin de etkisiyle Almanya'yla yakınlaştı ve İttifak Devletleri'nin yanında savaşa girdi.

Osmanlı'nın Savaşa Girmesi ve Cepheleri
Almanlar Osmanlı'yı yanlarında görmek istiyordu çünkü halifenin dini gücünden, Osmanlı'nın jeopolitik konumundan ve kaynaklarından yararlanmak istiyorlardı. Osmanlı ise kaybettiği toprakları geri alma, siyasi yalnızlıktan kurtulma, kapitülasyonlardan kurtulma ve Turancılık ideali gibi nedenlerle savaşa girmeyi tercih etti.
Osmanlı'nın savaşa girmesi, İngiliz donanmasından kaçan iki Alman gemisinin (Yavuz ve Midilli) Karadeniz'de Rus limanlarını bombalamasıyla gerçekleşti. 3 Kasım 1914'te gerçekleşen bu olay üzerine Rusya, Osmanlı Devleti'ne savaş açtı.
Dikkat: Osmanlı Devleti'nin savaşa girmesiyle savaş geniş alana yayıldı, yeni cepheler açıldı ve savaşın süresi uzadı.
Osmanlı Devleti'nin savaştığı cepheler üç ana başlıkta toplanabilir:
- Taarruz (Saldırı) Cepheleri: Kafkas ve Kanal Cepheleri (2K şeklinde kodlayabilirsiniz)
- Savunma Cepheleri: Çanakkale, Irak, Hicaz-Yemen, Suriye-Filistin Cepheleri
- Yardım Cepheleri: Galiçya, Romanya, Makedonya Cepheleri (Hepsinin sonu "ya" ile bitiyor)
Kafkas Cephesi, Osmanlı'nın ilk taarruz cephesiydi. Enver Paşa komutasındaki Türk ordusu Sarıkamış Harekâtı'nı gerçekleştirdi fakat ağır hava koşulları ve teçhizat eksiklikleri nedeniyle başarısız oldu. Ruslar birçok şehri işgal etti, ancak 1917 Bolşevik İhtilali sonrası Rusya'nın savaştan çekilmesiyle cephe kapandı.

Önemli Cepheler ve Tehcir Kanunu
Kafkas Cephesi'nde Ruslarla iş birliği yapan Ermenileri önlemek için Osmanlı Hükümeti 27 Mayıs 1915'te Sevk ve İskân Kanunu (Tehcir Kanunu) çıkardı. Bu kanunla olaylara karışan Ermeniler, Suriye ve Irak'ın kuzeyindeki bölgelere göç ettirildi. Savaş sonrasında ise Geri Dönüş Kararnamesi ile eski evlerine dönmelerine izin verildi.
Kanal Cephesi, İngiltere'nin sömürgeleriyle bağlantısını kesmek ve Mısır'ı geri almak amacıyla açıldı. Ancak Arapların İngilizlerin kışkırtmasıyla ayaklanması ve ordunun malzeme sıkıntısı gibi nedenlerle başarıya ulaşılamadı.
Çanakkale Cephesi, İtilaf Devletleri'nin İstanbul ve Boğazları ele geçirip Osmanlı'yı saf dışı bırakmak ve Rusya'ya yardım götürmek amacıyla açtıkları en önemli cephedir. İtilaf donanması 18 Mart 1915'te Nusrat mayın gemisinin bıraktığı mayınlar nedeniyle ağır kayıplar verdi ve geri çekildi.
Unutma: Çanakkale Savaşı'nda Cevat Paşa "18 Mart Kahramanı" olarak anılır. Mustafa Kemal burada "Ben size taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum" sözünü söylemiştir.
Kara savaşlarında Anzakların da bulunduğu İtilaf orduları Gelibolu'ya çıkarma yaptı, ancak Mustafa Kemal komutasındaki kuvvetler tarafından durduruldu. Sonuç olarak Çanakkale, Osmanlı'nın başarılı olduğu tek cephedir ve Mustafa Kemal'in dünya çapında tanınmasını sağladı.

Diğer Cepheler ve Savaşın Sonuçları
Irak-Basra Cephesi'nde İngilizler sömürge yollarını güvence altına almak ve Irak petrollerini ele geçirmek istiyorlardı. Başlangıçta Kut'ül-Amare'de Halil (Kut) Paşa komutasındaki Türk kuvvetlerine yenildiler, ancak sonradan güçlenerek Bağdat'ı ele geçirdiler.
Suriye-Filistin Cephesi'nde İngiltere, Araplarla işbirliği yaparak Osmanlı ordusunu yenilgiye uğrattı. Mustafa Kemal, Yıldırım Orduları Grubu'na bağlı 7. Ordu Komutanlığına atanarak İngilizleri Halep'in kuzeyinde durdurmayı başardı.
Hicaz-Yemen Cephesi'nde "Çöl Kaplanı" lakaplı Fahrettin Paşa komutasındaki Türk birlikleri, hem İngilizlerle hem de İngilizlerin kışkırttığı Araplarla savaşmak zorunda kaldı. Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra Osmanlı askerleri bölgeden çekilmek zorunda kaldı.
Savaşın sonuna doğru Bolşevik İhtilali sonucunda Rusya savaştan çekildi, ancak ABD'nin İtilaf Devletleri yanında savaşa girmesiyle güç dengesi değişti. Savaş, İttifak Devletleri'nin yenilgisiyle sonuçlandı.
Amerikan Başkanı Wilson, 8 Ocak 1918'de Wilson İlkeleri'ni açıkladı. Bu ilkelerde açık antlaşmalar, serbest deniz ticareti ve "Milletler Cemiyeti" kurulması gibi öneriler yer alıyordu. 12. madde ise Osmanlı'da Türklerin çoğunlukta olduğu bölgelerin egemenliği sağlanmalı, azınlıklara özerklik verilmeli diyordu.
Sonuç olarak I. Dünya Savaşı'nda milyonlarca insan hayatını kaybetti, imparatorluklar yıkıldı ve yeni devletler kuruldu. Savaş sonunda sömürgeciliğin yerini manda ve himaye sistemi aldı.

Mondros Ateşkes Antlaşması
I. Dünya Savaşı sonunda Osmanlı Devleti, 30 Ekim 1918'de İtilaf Devletleriyle Mondros Ateşkes Antlaşması'nı imzaladı. Anlaşma, Osmanlı Devleti temsilcisi Bahriye Nazırı Rauf Bey ile İtilaf Devletleri temsilcisi İngiliz Amiral Calthorpe arasında Limni Adası'nın Mondros Limanı'nda imzalandı.
Antlaşmanın en önemli maddeleri şunlardı:
- Boğazlar İtilaf Devletleri'nce işgal edilecek
- Osmanlı ordusunun çoğu terhis edilecek
- İtilaf Devletleri güvenliklerini tehdit edecek bir durum olursa herhangi bir stratejik noktayı işgal etme hakkına sahip olacak
- Ulaşım ve haberleşme araçları İtilaf Devletleri'nin denetimine bırakılacak
- Doğu Anadolu'daki "Vilayat-ı Sitte" (altı vilayet) karışıklık çıkarsa işgal edilebilecek
Dikkat: Mondros Ateşkes Antlaşması'nın en tehlikeli maddeleri 7. ve 24. maddelerdir. Bu maddeler, İtilaf Devletleri'nin Anadolu'yu işgaline zemin hazırladı.
Antlaşma sonrasında İngilizler Musul, Urfa, Maraş, Antep gibi yerleri; Fransızlar Suriye, Hatay ve Zonguldak'ı; İtalyanlar Antalya ve Konya çevresini; Yunanlar ise İzmir ve çevresini işgal etti.
Bu işgallere karşı ilk kurşunu Hatay Dörtyol'da Kara Mehmet Çavuş, Batı Anadolu'da ise Hasan Tahsin atmıştır. Mondros Antlaşması'yla Osmanlı fiilen sona ermiştir.

Paris Barış Konferansı ve İzmir'in İşgali
18 Ocak 1919'da toplanan Paris Barış Konferansı'nda yenilen devletlerle imzalanacak barış antlaşmalarının şartları belirlendi. Bu konferansta, daha önce gizli antlaşmalarla İtalya'ya verilen İzmir ve çevresi, İngilizlerin desteğiyle Yunanistan'a verildi. Bu karara tepki gösteren İtalya konferansı terk etti.
Konferansta ayrıca uluslararası barışı sağlamak amacıyla Milletler Cemiyeti'nin kurulmasına karar verildi. Görüşmeler sonunda Almanya, Avusturya, Macaristan ve Bulgaristan ile ayrı ayrı barış antlaşmaları imzalandı.
15 Mayıs 1919'da Yunanistan, Paris Barış Konferansı'nda alınan karar doğrultusunda İzmir'i işgal etti. Gazeteci Hasan Tahsin, işgale karşı ilk kurşunu atarak tepki gösterdi. Bu olaylar üzerine İtilaf Devletleri, bölgeye Amerikalı Amiral Bristol başkanlığında bir heyet gönderdi. Amiral Bristol raporunda, işgal sonrası yaşananlardan Yunanlıların sorumlu olduğu belirtildi.
İşgaller karşısında halk, mitingler düzenledi, Müdafaa-i Hukuk cemiyetleri kurdu ve Kuva-yı Milliye adı verilen direniş kuvvetleri oluşturdu. Osmanlı yönetimi ise işgallere karşı çekingen ve teslimiyetçi bir tutum sergiledi.
Mustafa Kemal, işgaller karşısında kararlı ve mücadeleci bir duruş sergiledi. İstanbul'da kaldığı günlerde ülkenin kurtuluşu için çözüm yolları aradı ve "Geldikleri gibi giderler" diyerek işgalcilerin er geç ülkeyi terk edeceğine olan inancını dile getirdi.

Cemiyetler ve Kuva-yı Milliye
Kuva-yı Milliye (Milli Kuvvetler), Türk halkının bağımsız yaşama arzusunun sonucu olarak ortaya çıkan direniş hareketidir. Osmanlı ordusunun dağıtılması, işgaller ve hükümetin sessiz kalması nedeniyle halk kendi savunma kuvvetlerini oluşturdu.
Kuva-yı Milliye birlikleri düşmanın ilerleyişini yavaşlattı, düzenli orduya zaman kazandırdı ve halkı korudu. Ancak düzenli ordu özelliği taşımaması, disiplinsizlik, bölgesel hareket etmeleri gibi olumsuz yönleri de vardı. Düzenli ordu kurulduktan sonra Kuva-yı Milliye hareketi sona erdi.
Milli Mücadele döneminde kurulan cemiyetler üç ana grupta toplanabilir:
- Milli (Yararlı) Cemiyetler: Bulundukları yöreleri savunmak amacıyla kurulmuşlardır
- Azınlıklar Tarafından Kurulan Cemiyetler: Bağımsız devlet kurmayı amaçlamışlardır (Mavri Mira, Pontus Rum Cemiyeti gibi)
- Milli Varlığa Düşman Cemiyetler: Tam bağımsızlığa inanmayarak manda ve himayeyi savunmuşlardır (İngiliz Muhipleri, Kürt Teali Cemiyeti gibi)
Milli cemiyetler bulundukları yöreleri savunmak için kurulmuş, ancak bir merkezden yönetilmemeleri etkili çalışmalarını engellemiştir. Azınlık cemiyetleri ise işgalci devletlerden destek alarak bağımsız devlet kurmayı amaçlamıştır.
Not: Trakya Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kurulan ilk yararlı cemiyettir. Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti ise vatansever Türk kadınlarının Milli Mücadele'ye desteğini sağlamak amacıyla kurulmuştur.

Kurtuluş Mücadelesi Başlıyor
19 Mayıs 1919'da Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkışıyla Kurtuluş Savaşı'nın hazırlık dönemi başladı. Mustafa Kemal, 9. Ordu Müfettişi olarak Karadeniz'deki Rum çetelerinin Türklere saldırılarını araştırmak üzere görevlendirilmişti.
Samsun'da yaptığı incelemeler sonucunda İstanbul Hükümeti'ne gönderdiği raporda, bölgedeki karışıklıkların Müslüman halktan değil, Rum çetelerinin saldırılarından kaynaklandığını belirtti.
Havza Genelgesi : Samsun'dan sonra Havza'ya geçen Mustafa Kemal, burada yayımladığı genelgede mitingler düzenlenmesini, işgallerin protesto edilmesini ve İstanbul Hükümeti'ne telgraflar çekilmesini istedi. Bu genelge, Türk halkı üzerinde büyük yankı uyandırdı ve birçok yerde protesto mitingleri düzenlendi.
Amasya Genelgesi (22 Haziran 1919): Mustafa Kemal, Ali Fuat Cebesoy, Rauf Orbay ve Refet Bele'nin imzaladığı bu genelge Milli Mücadele'nin amaç ve yöntemini belirledi. Genelgede "Vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı tehlikededir", "Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır" gibi önemli ifadeler yer aldı.
Amasya Genelgesi'yle ilk kez milli egemenlik ilkesine vurgu yapıldı ve Erzurum ile Sivas Kongrelerinin toplanmasına karar verildi. Bu, İstanbul Hükümeti'ne ve işgallere karşı çıkılmasını isteyen bir ihtilal çağrısıydı.
İstanbul Hükümeti, Mustafa Kemal'in faaliyetlerinden rahatsız olarak onu görevden aldı, ancak Mustafa Kemal İstanbul'a dönmeyerek mücadelesine devam etti.

Erzurum ve Sivas Kongreleri
Erzurum Kongresi : Doğu Anadolu'yu Ermenilere, Doğu Karadeniz'i Rum saldırılarına karşı savunmak amacıyla toplanan kongrenin başkanlığını Mustafa Kemal yaptı. Kongrede alınan kararlardan bazıları:
- Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz
- Manda ve himaye kabul edilemez
- Kuvâ-yı Millîye'yi etkin, milli iradeyi hâkim kılmak esastır
- Milli meclisin derhal toplanması için çalışılacaktır
Kongrede 9 kişilik Temsil Heyeti oluşturuldu ve Mustafa Kemal başkan seçildi. İlk kez milli sınırlardan bahsedilerek vatanın bütünlüğüne vurgu yapıldı.
Sivas Kongresi : Tüm yurdu temsil eden bir kongre olması açısından önemlidir. Erzurum Kongresi kararları küçük değişikliklerle kabul edildi ve ülke genelindeki tüm milli cemiyetler Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleştirildi.
Temsil Heyeti 16 üyeye çıkarıldı ve tüm yurdu temsil eder hale getirildi. Kongre kararlarını duyurmak için İrade-i Milliye gazetesi çıkarıldı.
Amasya Görüşmeleri : Ali Rıza Paşa Hükümeti'nin Bahriye Nazırı Salih Paşa ile Temsil Heyeti adına Mustafa Kemal arasında yapıldı. Bu görüşmelerle Osmanlı Hükümeti, Temsil Heyeti'ni resmen tanımış oldu.
Görüşmede Türk vatanının bütünlüğünün korunması, Mebusan Meclisi'nin yeniden toplanması ve Sivas Kongresi kararlarının tanınması gibi konular ele alındı. Ancak hükümet sadece Mebusan Meclisi'nin toplanmasını kabul etti.

Misakımilli ve İstanbul'un İşgali
Amasya Görüşmeleri sonrasında yapılan seçimlerle Mustafa Kemal Erzurum milletvekili seçildi. Ardından Temsil Heyeti, Ankara'yı merkez olarak seçti. Bu seçimde kentin güvenli konumu, haberleşme koşullarının elverişliliği, Batı Cephesi'ne yakınlığı ve işgal edilmemiş olması etkili oldu.
Mustafa Kemal, basının önemini çok iyi biliyordu. Önce Sivas'ta İrade-i Milliye, sonra Ankara'da Hâkimiyet-i Milliye gazeteleri çıkarıldı ve Anadolu Ajansı kuruldu.
12 Ocak 1920'de İstanbul'da toplanan Mebusan Meclisi, Mustafa Kemal'in isteği üzerine 28 Ocak'ta Misakımilli (Milli Ant) kararlarını kabul etti. Bu kararlarda:
- Mondros öncesi işgal edilmemiş toprakların bir bütün olduğu
- Arap topraklarının geleceğinin oradaki halkın kararına bağlı olduğu
- Azınlık haklarının komşu ülkelerdeki Müslümanlara aynı haklar verilirse kabul edileceği
- Kapitülasyonların kaldırılacağı belirtiliyordu
Misakımilli kararları İtilaf Devletleri'ni rahatsız etti. 16 Mart 1920'de İstanbul resmen işgal edildi, Mebusan Meclisi basıldı ve birçok mebus tutuklandı.
Mustafa Kemal işgal haberini alır almaz tüm millete duyurdu ve bazı tedbirler aldı:
- İstanbul ile tüm haberleşmeler kesildi
- İşgale karşı protesto mitingleri düzenlendi
- Demiryolları tahrip edilerek işgalin Anadolu'ya yayılması önlendi
İstanbul'un işgali sonrası Mustafa Kemal, Ankara'da olağanüstü yetkilerle yeni bir meclisin toplanacağını duyurdu ve seçimlerin yenilenmesini istedi.














Hiç sormayacaksın sanmıştık...
Knowunity yapay zeka arkadaşı nedir?
Yapay zeka arkadaşımız öğrencilerin ihtiyaçlarına göre özel olarak tasarlanmıştır. Platformda bulunan milyonlarca içeriğe dayanarak öğrencilere gerçekten anlamlı ve ilgili yanıtlar verebiliyoruz. Ancak mesele sadece cevaplar değil, refakatçi aynı zamanda kişiselleştirilmiş öğrenme planları, sınavlar veya sohbet içerikleri ve öğrencilerin becerilerine ve gelişimlerine dayalı %100 kişiselleştirme ile öğrencilere günlük öğrenme zorluklarında rehberlik ediyor.
Knowunity uygulamasını nereden indirebilirim?
Uygulamayı Google Play Store ve Apple App Store'dan indirebilirsiniz.
Knowunity ücretsiz mi?
Knowunity uygulaması ücretsiz! Uygulamamız çok yakında indirmeye hazır olacak, bekle bizi. 💙
Tarih dersinin en popüler içerikleri
99. Sınıf Tarih Konu Anlatımı
9. sınıf tarih tüm ünite konu anlatımı
9.sınıf tarih ders notları
Yeni maarif modele uygundur
TYT AYT TARİH
Tarih
Tarih 4. Ünite
Bu PDF 11. Sınıf Tarih dersi 4. ünite notlarını içermektedir.
11.SINIF TARİH 3.ÜNİTE SINAV ÖZETİ
Sınav çalışma kağıdımdır.
9. sinif tarih 2025 Mufredat ders notlari 2. donem 2. yazili konular dahildir sayfa 29-41 arasi
arkadaslar sayfa 29-41 arasi 2. donem 2. yaziliyi yer almaktadir 💗
11. Sınıf Tarih 2.Dönem 2.Yazılı Notları
11. Sınıf Tarih Osmanlı Devleti'nde Dağılma Dönemi'ne ait konu anlatımı
9.Sınıf Tarih Ders Notları 2025
kolay gelsin efenimmm iyi Calismalarr💕
Tyt Ayt Kpss Tarih
Tyt Ay+ Kpss Tarih
En popüler içerikler
99. Sınıf Tarih Konu Anlatımı
9. sınıf tarih tüm ünite konu anlatımı
8.sınıf matematik
Tüm üniteleri içermektedir!
11. sınıf biyoloji dolaşım sistemi ders notları
11. sınıf biyoloji dolaşım sistemi ders notları
9.sınıf tarih ders notları
Yeni maarif modele uygundur
Tyt biyoloji
Bio
7. Sınıf Fen Bilimleri
Tüm üniteler
İnkılap tarihi
Beğenin
TYT AYT TARİH
Tarih
11. sınıf biyoloji boşaltım (üriner) sistemi ders notları
11. sınıf biyoloji boşaltım (üriner) sistemi ders notları
Aradığını bulamıyor musun? Diğer derslere göz at.
Kullanıcılarımızdan yorumlar. Onlar her şeyi çok beğendi — sen de beğeneceksin.
Uygulama çok kolay kullanılıyor ve güzel tasarlanmış. Şu ana kadar aradığım her şeyi buldum ve sunumlardan çok şey öğrendim! Kesinlikle ödevlerim için hep kullanacağım!
Uygulama çok iyi. Çok fazla ders notu ve yardımlaşma var. Örneğin benim problem yaşadığım bir ders Geometriydi ve ANINDA yardım ettiler beraber hem sorularımı çözdük hem konu anlatımı buldum. Herkese tavsiye ederim.
BEN ŞOK. Reklamını sık sık gördüğüm için uygulamayı denedim ve gerçekten hayran kaldım. Bu uygulama okul için tam ihtiyacım olan şey. Anında ödev yardımı, konu anlatımı, örnek sınavlar, flaşkartlar hepsi hepsi var, şiddetle tavsiye ederim ✅