Felsefe'ye Giriş: Bilgelik Sevgisi
Felsefe ilk kez Antik Yunan'da doğdu ve "philosophia" kelimesinden geliyor - yani bilgelik sevgisi. Bu kelime anlamı çok önemli çünkü felsefenin sürekli arayış halinde olduğunu gösteriyor. İlk filozof Thales olarak kabul ediliyor ve o dönem filozoflar doğanın sırlarını çözmeye odaklanmıştı.
Antik Yunan filozofları "arkhe problemi" ile başladılar - yani tüm varlıkların kaynağının ne olduğunu merak ettiler. Bu varlık felsefesi (ontoloji) olarak biliniyor. Bu soruyu sormak, insanlığın en temel merakını yansıtıyor: "Her şey nereden geldi?"
💡 İpucu: Felsefenin tam bir tanımı yok! Bu da onu özel kılıyor çünkü sürekli gelişiyor ve değişiyor.
Sokrates "Felsefe soru sorma sanatıdır" derken, K. Jaspers da "Felsefe yolda olmaktır" diyordu. Bu sözler felsefenin en önemli özelliğini vurguluyor: kesin cevapları değil, sürekli sorgulamayı amaçlıyor. Bilimlerden farklı olarak felsefede "bitti, çözüldü" diye bir durum yok.
Felsefenin altı temel konusu var: varlık, bilgi, sanat, ahlak, siyaset ve din felsefesi ile bilim felsefesi. Her biri hayatımızın farklı alanlarında karşılaştığımız temel sorulara odaklanıyor. Felsefe akla dayanır ve refleksiftir - yani kendini bile sorgular, bu da onu benzersiz kılıyor.