Değişim Problemi ve Felsefenin Ortaya Çıkışı
Değişim, ilk çağ filozoflarının üzerinde durduğu bir diğer önemli konuydu. Laotse, Taoizmin kurucusu olarak her şeyin "Tao" adını verdiği sonsuz kaynaktan çıkıp ona döndüğünü savunuyordu. Her şey var olan ve var olmayanların etkileşiminden doğar ve sürekli dönüşüm halindedir.
Herakleitos, değişimin en büyük savunucusuydu. Ona göre arkhe ateştir ve evrendeki her şey sürekli değişim halindedir. "Aynı ırmakta iki kez yıkanamazsın" ve "Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir" sözleriyle bu görüşünü vurgulamıştır. Herakleitos'a göre zıtlıklar sıcak−sog˘uk,iyi−ko¨tu¨,dog˘um−o¨lu¨m sürekli birbirine dönüşerek değişimi sağlar.
Parmenides ise tam tersini savunur. Ona göre "varlık vardır, yokluk yoktur". Varlık değişmez, bölünemez ve hareketsizdir. Gördüğümüz değişimler sadece bir yanılsamadır. Gerçek olan "Bir" olandır ve asla değişmez.
Hayatla Bağlantı: Herakleitos ve Parmenides'in tartışması bugün bile günceldir. Hayatınızda sürekli değişen şeyler mi, yoksa değişmeyen kalıcı değerler mi daha önemli? Bu iki filozofun görüşleri hayata bakışınızı nasıl etkiliyor?
Felsefenin doğuşu MÖ 6. yüzyılda Antik Yunan'da Thales'in "Evrenin ana maddesi nedir?" sorusunu sormasıyla başlamıştır. İlk dönemde doğa felsefesi ağırlıktayken, sonraları Sokrates ve Sofistler felsefeyi insana ve topluma yöneltmiş, bilgi ve ahlak konularını ele almışlardır. Sokrates ve Sofistler hakkındaki bilgileri büyük oranda Platon'un diyaloglarından öğreniriz.