Çağrının Yaygınlaştırılması ve Hicret
İlk üç yıl gizli davet döneminden sonra Allah (c.c.), İslam'ın açıkça duyurulmasını istedi. Hz. Muhammed (s.a.v.), Allah'ın emri üzerine önce yakın akrabalarını, sonra tüm Mekke halkını Safa tepesine çağırdı ve onları uyardı. Bu daveti üzerine Müslüman olanların sayısı arttı, fakat Mekkeli müşrikler baskı ve işkenceye başvurdular.
Baskılara dayanamayan bir grup Müslüman, Hz. Muhammed'e (s.a.v.) giderek özgürce yaşayabilecekleri bir yere gitmek istediklerini söylediler. Bunun üzerine önce Habeşistan'a, sonra da Medine'ye hicret gerçekleşti.
Hz. Muhammed (s.a.v.) ve Hz. Ebu Bekir (r.a.), Sevr Mağarası'nda üç gün kaldıktan sonra Medine'ye doğru yola çıktılar. Kuba köyünde İslam'ın ilk mescidi olan Kuba Mescidi inşa edildi ve ilk Cuma namazı kılındı. 622 yılının Eylül ayında Medine'ye ulaşan Hz. Peygamber (s.a.v.) ve beraberindekiler, Medineliler tarafından büyük bir coşku ile karşılandılar.
Hz. Muhammed'in (s.a.v.) Daveti: Medine Dönemi
Hicretle birlikte Medine'de yeni bir dönem başladı. Baskı ve zorlamalardan kurtulan Müslümanlar, daha düzenli ve sistemli bir hayata kavuştular. Eski adı "Yesrib" olan şehir, "nurlu şehir" anlamına gelen "Medinetü'l-Münevvere" adıyla anılmaya başladı.
Medine'ye gelir gelmez yapılan ilk iş, Mescid-i Nebi'nin (Peygamber Mescidi) inşası oldu. Mescidin inşasında bizzat Hz. Muhammed (s.a.v.) de çalıştı. Mescidin yanına Hz. Peygamber (s.a.v.) ve ailesinin kalacağı bir yer yapıldı. Kimsesiz ve yoksul Müslümanlar için de "suffe" adlı bir bölüm eklendi.
Bunu biliyor musun? Suffe'de eğitim gören kişilere "Ashab-ı Suffe" denilirdi ve burada ilim öğrenen öğrencilere bizzat Peygamberimiz ders verirdi.