Haydi Namaza!
Ali, arkadaşlarını cumartesi günü ders çalışmak için evine davet etti. Pazartesi sınavlar başlayacaktı ve her sınav döneminde matematik çalışmak için toplanırlardı. Ali'nin annesi Zehra Hanım çocuklara poğaçalar, börekler hazırlamıştı ve yarım saatte bir kapıyı tıklayıp ikramda bulunuyordu.
Üç saat kadar ders çalıştıktan sonra mahalledeki camiden öğle ezanı okunmaya başladı. Ali arkadaşlarına "Öğle ezanı okunuyor, isterseniz abdest alıp camiye gidebiliriz" dedi. Hepsi bu teklifi kabul edip hızlıca abdestlerini aldılar ve caminin yolunu tuttular.
Camiye vardıklarında kızlar, hanımlar bölümüne geçtiler. Zeynep arkadaşlarına uzun kollu hırka giyip başörtülerini örtmeleri gerektiğini hatırlatmıştı. Ayşe kıbleyi gösterdi ve namaza durdular. Mehmet, paçasına bulaşan çamurdan endişe duysa da namaz kıldı. Namazın sünnetini kıldıktan sonra müezzin kamet getirdi ve farz namazını cemaatle kıldılar.
Not: Farz namazlarından önce kamet getirilerek namazın başlayacağı cemaate duyurulur.
Namazdan sonra tesbih çekip dua ettiler ve eve döndüklerinde Zehra Hanım'ın hazırladığı yemek sofrasına oturdular. Hasan "Bugün öğle namazını cemaatle kıldığımız gibi öğle yemeğini de cemaatle yiyoruz" deyince hepsi güldü. Birlikte yapılan her işin ayrı bir tadı ve bereketi olduğunu hisseden çocuklar, ikindi ezanından önce vedalaşıp evlerine döndüler.