DNA'nın Keşfi: Bilim Dünyasının En Büyük Gizemi
Genetik materyalin ne olduğu yüzyıllarca insanlığın merak ettiği bir konuydu. Friedrich Miescher 1869'da nükleik asidi ilk keşfeden kişi olarak tarihe geçti - yapısında karbon, hidrojen, oksijen, azot ve fosfor bulunduğunu söyledi.
Oscar Hertwig bu maddenin kalıtımla ilgili olduğunu, Oswald Theodore ise genlerin temelinde DNA'nın bulunduğunu öne sürdü. Ama asıl ispat deneyleri daha sonra geldi!
Frederick Griffith'in deneyi çok kritik bir keşfe yol açtı. Kapsüllü bakteriler fareleri öldürürken, kapsülsüz olanlar zararsızdı. Ama işin ilginç yanı şuydu: ölü kapsüllü bakterilerle canlı kapsülsüz bakterileri karıştırınca, fareler ölmeye başladı!
Bu transformasyon olayı genetik bir maddenin varlığını kanıtlıyordu. Yani bir hücreye dışarıdan DNA parçası girip hücrenin genomuyla bütünleşebiliyordu.
💡 Dikkat: Transformasyon her zaman bir ölü hücre ile bir canlı hücre arasında gerçekleşir!
Avery'nin deneyi ise bu genetik maddenin tam olarak ne olduğunu ortaya koydu. Ölü kapsüllü bakterilerden özüt hazırladı ve bunu 5 parçaya böldü. Her birine farklı enzim ekledi: RNaz, Proteaz, DNaz, Lipaz ve karbonhidrat parçalayan enzim.
Sonuç şaşırtıcıydı - sadece DNaz enzimiyle muamele edilen özütte transformasyon gerçekleşmiyordu. Bu da genetik maddenin DNA olduğunu kesin olarak kanıtladı!