Mononükleer Fagositer Sistem ve Klinik Önemi
Makrofajlar, tüm vücuda dağılmış halde bulunan ve mononükleer fagositik sistem adı verilen bir hücre ailesinin parçasıdır. Bulundukları doku ve organa göre farklı isimler alırlar: karaciğerde Kuppfer hücreleri, merkezi sinir sisteminde mikroglia hücreleri, deride Langerhans hücreleri, lenf düğümlerinde dendritik hücreler ve kemikte osteoklastlar.
Makrofajlar, kalıtımsal bağışıklık sisteminin anahtar bileşenlerindendir. Hücre yıkıntılarını, kanser hücrelerini ve bakteri gibi istilacıları ortadan kaldırırlar. Ayrıca antijen sunan hücreler olarak lenfositlerin aktivasyonu için de kritik önem taşırlar.
Uyarıldıklarında makrofajlar morfolojik özelliklerini değiştirerek aktifleşirler. Bu aktifleşme, fagositoz kapasitelerini artırır ve hücre içi sindirim yeteneklerini geliştirir. Aynı zamanda çeşitli enzimler, büyüme faktörleri ve sitokinler salgılayarak immün yanıtı düzenlerler.
Patolojik durumlarda, makrofajlar birleşerek çok çekirdekli dev hücreleri oluşturabilirler. Bu dev hücreler, özellikle yabancı maddelerin ortadan kaldırılmasında rol oynar.
💡 Önemli Not: Makrofajlar sadece yabancı maddeleri temizlemekle kalmaz, aynı zamanda doku yenilenmesi ve onarımında da kritik rol oynarlar. Yaralanma bölgelerinde salgıladıkları büyüme faktörleri, yeni damar oluşumunu ve fibroblast aktivitesini teşvik ederek iyileşme sürecini hızlandırır.