Koku, Tat ve Dokunma Duyuları
Burun (Koku Duyusu): Burnun üst bölgesindeki sarı bölgede kemoreseptörler bulunur. Bu özel sinir hücreleri sadece suda veya mukusta çözünen maddeleri algılayabilir.
Koku reseptörlerinin uçlarında bulunan siller, mukus içerisinde ilerleyerek koku moleküllerini yakalar. Diğer duyulardan farklı olarak, koku sinyalleri beyne giderken talamusa uğramadan doğrudan koku merkezine ulaşır.
Dikkat! Koku duyusu çabuk yorulur! Aynı kokuyu sürekli aldığınızda bir süre sonra fark edemezsiniz, ancak farklı bir koku geldiğinde hemen algılarsınız.
Dil (Tat Duyusu): Dilin üst yüzeyinde tat tomurcukları bulunur ve bunlar papillalarda kümelenmiştir. İnsan dili beş temel tadı algılar: tatlı, ekşi, acı, tuzlu ve umami.
Tat duyusu, koku duyusuyla yakından ilişkilidir. Bu nedenle burnunuz tıkalıyken yiyeceklerin tadını tam alamazsınız. Bir maddenin tadını alabilmek için mutlaka sıvıda çözünmesi gerekir. Bazı insanlar genetik olarak belirli tadları alamaz, buna tat körlüğü denir.
Deri (Dokunma Duyusu): Vücudumuzun en büyük organı olan deri yaklaşık 2 m² yüzey alanına ve 5 kg ağırlığa sahiptir. Deri sadece dokunma duyusuyla değil, aynı zamanda vücudu koruma, vücut sıcaklığını düzenleme ve D vitamini üretiminde rol oynama gibi önemli görevlere sahiptir.
Deri iki ana katmandan oluşur:
- Üst deri (Epidermis): Örtü epitelinden yapılmıştır. Kan damarları içermez ve alt deriden difüzyon yoluyla beslenir.
- Alt deri (Dermis): Temel bağ dokudan oluşur. İçinde kan damarları, sinirler, ter bezleri ve çeşitli reseptörler bulunur.
Deride farklı türde mekanoreseptörler vardır:
- Pacini cisimciği: Basınç duyusunu algılar
- Serbest sinir uçları: Ağrıyı algılar
- Meissner cisimcikleri ve Merkel diskleri: Dokunma duyusunu algılar
- Krause cisimcikleri: Soğuğu algılar
- Ruffini cisimcikleri: Sıcağı algılar
Bu reseptörler sayesinde dokunma, basınç, ağrı ve sıcaklık gibi farklı duyuları algılayabiliriz.