Duyu Organları ve Görme
Duyu organları, vücudumuzdaki değişimleri ve dış ortamdaki uyarıları algılayan özel yapılardır. Bu organların içinde reseptör adı verilen ve uyarıları algılayan özelleşmiş yapılar bulunur.
Duyu reseptörleri algıladıkları uyarı tipine göre beş gruba ayrılır:
- Kimyasal uyarıları alan kemoreseptörler
- Işık uyarılarını alan fotoreseptörler
- Sıcaklık değişimlerini algılayan termoreseptörler
- Basınç ve dokunma uyarılarını alan mekanoreseptörler
- Ağrıyı algılayan nosiseptörler
Göz, en karmaşık duyu organlarımızdan biridir. Göz küresini dıştan içe doğru üç tabaka sarar:
- Sert tabaka: En dıştaki koruyucu tabakadır. Ön kısımda saydamlaşarak korneayı oluşturur. Kornea ışığın ilk kırıldığı yerdir.
- Damar tabaka: Gözün beslenmesini sağlar. Ön kısımda iris bulunur ve göze rengini verir. İrisin ortasındaki göz bebeği, göze giren ışık miktarını ayarlar.
- Ağ tabaka (retina): İçinde ışığa duyarlı çomak ve koni adı verilen fotoreseptörler bulunur.
Dikkat! Göz merceğinin esnekliği sayesinde yakın ya da uzak cisimlere odaklanabiliriz. Bu olaya odaklanma uyumu denir. Yaş ilerledikçe bu yetenek azalır.
Görme olayı şu şekilde gerçekleşir: Işık önce korneada, sonra göz merceğinde kırılır ve retina üzerindeki sarı benekte ters bir görüntü oluşturur. Bu görüntü, görme sinirleri aracılığıyla beyindeki görme merkezine iletilir.
Yaygın görme kusurları arasında miyop (uzağı bulanık görme), hipermetrop (yakını bulanık görme), astigmatizm (bulanık görme) ve presbitlik (yaşa bağlı yakını bulanık görme) yer alır. Bu sorunlar uygun mercekli gözlüklerle düzeltilebilir.































