İslamiyet Öncesi Türk Şiiri
İslamiyet öncesi Türk şiiri, tamamen sözlü geleneğe dayanıyordu. Bu şiirler genellikle Sığır (av şöleni), Yuğ (yas töreni) ve şölen (toplu ziyafet) adı verilen törenlerde doğmuş ve söylenmiştir. Bu törenlerde şiir söyleyenlere ozan, baksı, kam veya şam adı verilirdi.
Bu dönem şiirinin en belirgin özellikleri sadelik ve anlaşılırlıktır. Dörtlükler halinde ve hece ölçüsüyle yazılan bu şiirler, genellikle aşk, doğa, kahramanlık, savaş ve ölüm temalarını işler. Şiirleri söyleyenler kopuz adı verilen sazı kullanır, böylece şiir müzikle birleşirdi.
İslamiyet öncesi dönemde üç önemli nazım şekli vardır: koşuk, sagu ve destan. Koşuklar sığır ve şölenlerde söylenir, genellikle aşk ve doğa konularını işlerdi. Sagular ise yuğ törenlerinde okunur, ölen kişinin erdemlerini ve yiğitliklerini anlatırdı. Destanlar ise milletlerin hayatında büyük yankılar uyandırmış olayları konu edinirdi.
Unutma! Divan-ı Lügatit Türk'te yer alan Alp Er Tunga Sagusu, bu dönemden günümüze kalan en önemli sagu örneğidir.










































