Edebiyat-Toplum İlişkisi ve Temel Akımlar
Edebiyat, toplumun kültürel birikiminin taşıyıcısı ve aynasıdır. Sanatçı, eserlerini oluştururken toplumsal gerçeklikten bağımsız hareket edemez çünkü edebiyatın temel konusu insandır. Edebiyat ve toplum arasında karşılıklı bir etkileşim mevcuttur.
Avrupa'da gelişen edebi akımlar, insana ve topluma bakışı farklı açılardan ele almıştır. 14. yüzyılda başlayan Hümanizm (insancılık) "insan her şeyin üzerindedir" anlayışını getirirken, 15. yüzyılda Rönesans (yeniden doğuş) insanın aktif olması gerektiğini ve değişim-gelişim fikrini savunmuştur.
Klasisizm (17. yy), akıl ve mantığı ön plana çıkaran bir akımdır. "Sanat için sanat" anlayışıyla hareket eden klasisizm, konularını tarih ve mitolojiden alır. Dil oldukça kurallıdır, argo ve kötü sözlere yer verilmez. Eserlerde soylu kişiler (kral, kraliçe) yer alırken, tiyatroda üç birlik kuralına uyulur. Racine, Corneille, La Fontaine, Moliere önemli temsilcileridir. Türkiye'de ise Şinasi ve Ahmet Vefik Paşa bu akımın etkisindedir.
Bunu Hatırla: Klasisizm'de mükemmeliyetçilik esastır ve dil oldukça kurallıdır. Bir edebiyat eserinde arı bir dil ve soylu karakterler görüyorsan, bu eserin klasik akımdan etkilenmiş olabileceğini düşün.







