Hikâye (Öykü) Nedir?
Hikâye, yaşanmış veya yaşanabilecek olayları etkileyici bir şekilde anlatan kısa yazılardır. İnsan yaşamının bir bölümünü yer ve zaman kavramına bağlayarak sunar. İyi bir hikâyede mutlaka bir olay veya durum olmalı, bu da karakterlere, belirli bir mekâna ve zamana bağlanmalıdır.
Hikâyenin yapı unsurları olay örgüsü, kişiler, mekân ve zamandır. Edebî metinlerdeki gerçekliğin doğal gerçeklikten farkı, kurmaca olmasıdır. Her hikâye genellikle serim, düğüm ve çözüm aşamalarından oluşur. Hikâyelerde çoğunlukla bir çatışma bulunur - bu çatışma karakterler arasında olabileceği gibi, karakterin kendi içinde de (iç çatışma) yaşanabilir.
Anlatıcı, hikâyeyi aktaran kişidir ve üç farklı bakış açısı kullanabilir: Kahraman anlatıcı (olayları yaşayan kişi anlatır), gözlemci anlatıcı (olayları dışarıdan gözlemleyen biri anlatır) ve ilahi anlatıcı (her şeyi bilen, karakterlerin zihinlerine bile girebilen anlatıcı).
Not: Hikâyelerde kullanılan anlatım tekniklerini bilmek, metni daha iyi anlamana yardımcı olur. Gösterme tekniği, bilinç akışı, iç monolog, iç çözümleme ve diyalog en yaygın tekniklerdir.
Hikâye temelde iki türe ayrılır: Durum (kesit) hikâyesi ve olay hikâyesi. Durum hikâyesi, bir olaydan çok günlük yaşamın herhangi bir kesitini ele alır, serim-düğüm-çözüm planı yoktur ve belli bir sonuca ulaşmaz. Duygu ve hayallere öncelik verilir. Anton Çehov'un geliştirdiği bu tarzın Türk edebiyatındaki en güçlü temsilcileri Sait Faik Abasıyanık, Memduh Şevket Esendal ve Tarık Buğra'dır.






































