Uyanan Avrupa ve Sarsılan Osmanlı
Avrupa'da gerçekleşen Sanayi İnkılabı ile küçük atölyelerin yerini büyük fabrikalar, insan gücünün yerini ise makine gücü aldı. Bu değişim Avrupalı devletlerin ham madde ve pazar arayışını artırdı. İngiltere başta olmak üzere Avrupalı devletler, henüz sanayileşmemiş ülkelerden ham madde alıp ürettikleri ürünleri yine aynı ülkelere sattılar. Bu durumda sömürgecilik hızla yayıldı ve ülkeler arasındaki rekabet Birinci Dünya Savaşı'na zemin hazırladı.
1789'daki Fransız İhtilali ile hürriyet, eşitlik, adalet ve özellikle milliyetçilik fikirleri dünyaya yayıldı. "Her millete bir devlet" sloganı, çok uluslu imparatorlukları derinden sarstı. Balkanlarda asırlardır bir arada yaşayan Rum, Bulgar, Sırp gibi milletler, Fransız İhtilali'nin yaydığı milliyetçilik düşüncesi ile isyan edip bağımsızlıklarını kazandılar.
Osmanlı Devleti, 19. yüzyılda Avrupalı devletlerden yüksek faizle aldığı borçları ödeyemeyince, alacaklı devletler Düyûn-u Umûmiye (Genel Borçlar İdaresi) adında bir teşkilat kurdular (1881). Bu teşkilat ve kapitülasyonlar, Osmanlı'nın ekonomik bağımsızlığına büyük darbe vurdu.
Dikkat! Osmanlı Devleti'ni dağılmaktan kurtarmak için dört önemli fikir akımı ortaya çıktı: Osmanlıcılık (tüm vatandaşları eşit görme), İslamcılık (Müslümanları birleştirme), Batıcılık (Batı medeniyetini örnek alma) ve Türkçülük (Türkleri bir çatı altında toplama).