Millî Varlığa Düşman Cemiyetler ve Wilson İlkeleri
Milli Mücadele döneminde yararlı cemiyetlerin yanında, Türk varlığına düşman olan cemiyetler de faaliyet gösteriyordu. Bu cemiyetler genellikle ya azınlıklar tarafından kurulmuş ya da İtilaf Devletleri'nin desteğiyle oluşturulmuştu.
Azınlık cemiyetleri (Mavri Mira, Pontus Rum, Hinçak, Taşnak vb.) kendi bağımsız devletlerini kurmak istiyorlardı. Bu amaçla Türklere saldırıyor, onları göçe zorluyorlardı.
Milli varlığa düşman cemiyetler (İngiliz Muhipleri, İslam Teali, Hürriyet ve İtilaf, Kürt Teali vb.) ise Milli Mücadele'yi baltalamak için çalışıyorlardı. Bu cemiyetler, işgalcilerle işbirliği yaparak Türk bağımsızlık hareketini engellemeye çalışıyorlardı.
Tehlikeli durum: Zararlı cemiyetler, Mondros'un 7. maddesinin uygulanabilmesi için bulundukları bölgelerde karışıklık çıkarıyorlardı!
Bu zor dönemde ABD Başkanı Wilson'un açıkladığı ilkeler, barış umudunu yeşertti. Wilson İlkeleri (8 Ocak 1918) şunları öneriyordu:
- Açık barış antlaşmaları yapılması
- Silahlanmanın azaltılması
- Yenilen devletlerden toprak ve tazminat alınmaması
- Milletler Cemiyeti'nin kurulması
- Osmanlı'da Türklerin çoğunlukta olduğu bölgelerin Türklere bırakılması
Bu ilkeler başlangıçta yenilen devletlere umut verdi, ancak İtilaf Devletleri savaş sonrası bu ilkelere uymadılar. Barış antlaşmaları çok ağır şartlar taşıyor, yeni sınırlar çizilirken milliyet prensibi göz ardı ediliyordu. Bu durum, ileride II. Dünya Savaşı'nın çıkmasına zemin hazırladı.
I. Dünya Savaşı sonunda imparatorluklar yıkıldı, yeni devletler kuruldu, milyonlarca insan öldü ve şehirler harap oldu. Osmanlı'nın eski topraklarında ise İngiliz ve Fransız mandası altında yeni devletler oluşturuldu.