Osmanlı Devleti ve Avrupa
Avrupa'da yaşanan Rönesans ve Reform gibi gelişmeler Osmanlı Devleti'ni derinden etkilemiştir. Rönesans edebiyat, bilim ve sanatta ilerlemelere yol açarken Osmanlı için olumsuz sonuçlar doğurdu. Reform hareketleri ise kilise baskısını ortadan kaldırarak Osmanlı için olumlu sayılabilecek bir etki yarattı.
Avrupa'da yayılan milliyetçilik akımı, Osmanlı Devleti'ni en çok zorlayan fikir oldu. Çok uluslu yapıdaki devlet, milliyetçilik dalgasıyla birlikte dağılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Bu tehlike karşısında devlet, Tanzimat Fermanı (1839), Islahat Fermanı (1856), I. Meşrutiyet (1876) ve II. Meşrutiyet (1908) gibi demokratikleşme çabaları gösterdi.
Osmanlı Devleti'ni kurtarmak için çeşitli fikir akımları ortaya çıktı: Osmanlıcılık, tüm milletlerde Osmanlılık duygusunu geliştirmeyi amaçladı ancak Balkan milletlerinin isyanlarıyla sonuçlandı. İslamcılık, tüm Müslümanları halifenin etrafında toplamayı hedeflerken Hicaz ve Yemen cephelerinde başarısız oldu. Türkçülük, Türkleri bir araya getirerek milli bilinç oluşturmayı hedefledi ve sonradan Cumhuriyet'in kuruluş ideolojisine dönüştü. Batıcılık ise Batı'yı takip ederek modernleşmeyi savundu ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında etkili oldu.
Not: Kavramları iyi anla! Kapitülasyonlar yabancı devletlere verilen her türlü ayrıcalıktır ve Osmanlı'yı ekonomik olarak zayıflattı. Skolastik düşünce ise Orta Çağ'da Katolik Kilisesinin eleştiriye kapalı düşüncesiydi ve bilimsel ilerlemeyi engelliyordu.
Milli Bağımsızlık, ülkenin her anlamda özgür ve bağımsız olmasıdır. Bu kavram, manda ve himayenin reddedilmesi ve Misak-ı Milli kararlarının alınmasıyla hayata geçirildi. Milli Egemenlik ise ülke yönetiminde halkın söz sahibi olmasıdır ve TBMM'nin açılması ve Cumhuriyet'in ilanıyla gerçekleşmiştir.