Mondros Mütarekesi ve İşgallerin Başlangıcı
Mondros Ateşkes Antlaşması (30 Ekim 1918) Osmanlı'yı tamamen savunmasız bırakacak şekilde tasarlandı. Rauf Orbay tarafından imzalanan bu antlaşmanın 7. ve 24. maddeleri özellikle tehlikeliydi.
7. madde İtilaf devletlerine istediği yeri işgal etme hakkı tanıyor, 24. madde ise Doğu Anadolu'da Ermeni devleti kurulmasını öngörüyordu. Bu maddeler aslında Anadolu'yu parçalamayı hedefliyordu.
Padişah Vahdettin ve Damat Ferit Paşa işgallere karşı koyamadı, hatta İngiliz mandasını destekledi. İşgalcilerin işini kolaylaştırmak için Kuvay-ı Milliye'yi pasifize etmeye çalıştılar.
Mustafa Kemal ise tamamen farklı bir yol seçti. İstanbul işgal edildiğinde "Geldikleri gibi giderler!" sözüyle direniş kararını aldı. 16 Mayıs 1919'da İstanbul'dan ayrılıp 19 Mayıs'ta Samsun'a çıktığında Milli Mücadele resmen başlamış oldu.
Paris Barış Konferansı'nda Wilson Prensipleri'nin çoğu uygulanmadı. Bu konferans Sevr Antlaşması'nın temelini attı ancak Türk halkının direnişi sayesinde bu antlaşma hiçbir zaman yürürlüğe giremedi.
Sonuç: Mondros'un ağır şartları, paradoks olarak Türk bağımsızlık mücadelesini tetikledi.