Ermeni Sorunu ve I. Dünya Savaşı Gelişmeleri
Yüzyıllarca Ermeniler ve Müslümanlar barış içinde yaşamış, hatta Ermenilere "millet-i sadıka" (sadık millet) denilmiştir. Ancak milliyetçilik akımının yayılması ve Rusya'nın kışkırtmalarıyla, I. Dünya Savaşı sırasında bazı Ermeni çeteleri Rusya ile iş birliği yaparak halka ve ordumuza saldırmıştır.
Bu olaylar üzerine Osmanlı Hükümeti, 27 Mayıs 1915'te Sevk ve İskân Kanunu'nu çıkarmış ve olaylara karışan Ermenileri Suriye'ye nakletme kararı almıştır. Bugün Ermenilerin soykırım olarak iddia ettiği olay budur.
I. Dünya Savaşı'nda başlangıçta tarafsız olan ABD, Alman denizaltılarının ticaret gemilerini batırması üzerine 1917'de İtilaf devletlerinin yanında savaşa girmiştir. ABD Başkanı Wilson, ünlü Wilson İlkeleri'ni yayımlamış ve bu ilkelerin 8. maddesinde "Türkler nüfusunun çok olduğu bölgede kendi devletini kurabilecektir" ifadesi yer almıştır.
Önemli Not: Wilson İlkeleri, I. Dünya Savaşı'nı bitiren en önemli gelişmelerden biridir. Bu ilkelerden "Her millet nüfusunun çok olduğu bölgede kendi devletini kurabilecektir" maddesi, Yunanlıların ve Ermenilerin Anadolu'dan toprak talep etmesine neden olmuştur.
Paris Barış Konferansı (1919), savaşın galipleri tarafından düzenlenmiş ve resmi amacı barış antlaşmaları imzalamak olsa da, asıl hedefi Osmanlı topraklarını yeniden paylaşmak olmuştur. Konferans sonucunda Almanya, Avusturya, Macaristan ve Bulgaristan ile antlaşmalar imzalanmış, ancak Osmanlı ile yapılacak antlaşma ertelenmiştir.
I. Dünya Savaşı sonucunda İmparatorluklar parçalanmış, milli devletler kurulmuş ve dünya haritası yeniden çizilmiştir. Ayrıca faşizm, nazizm gibi yeni rejimler ortaya çıkmış ve sömürgeciliğin yerini manda ve himaye fikri almıştır.