Batı Cephesinde Yaşanan Değişimler
Lehistan ve Avusturya ile olan ilişkiler, Osmanlı'nın Batı'daki konumunu derinden etkiledi. 1621'de Hotin Seferi'nde yeniçerilerin isteksizliği nedeniyle başarısızlık yaşanırken, 1672'de Bucaş Antlaşması ile Batı'da en geniş sınırlara ulaşıldı.
Avusturya cephesinde başlangıçta başarılar elde edildi. 1596'da Haçova Meydan Muharebesi kazanılarak önemli kaleler alındı. III. Mehmet "Eğri Fatihi" ünvanını alırken, ordunun başında sefere çıkma geleneğini de yeniden başlattı.
Ancak 1606'da imzalanan Zitvatorok Antlaşması ile Avusturya Kralı Osmanlı padişahına denk sayıldı. Bu durum, Orta Avrupa'daki siyasi üstünlüğün kaybedilmesine neden oldu.
Dikkat: "Uyvar'ın önünde Türk gibi güçlü olmak" deyimi, 1664'te Uyvar Kalesi'nin alınmasından sonra ortaya çıkmıştır.
Dönemin Sonu: Büyük Kayıplar
1683'te ikinci Viyana kuşatması dönemin kaderini belirledi. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa önderliğindeki bu kuşatma, Lehistan'ın Avusturya'ya yardım etmesiyle başarısızlıkla sonuçlandı.
Bu başarısızlık Kutsal İttifak (Venedik, Avusturya, Lehistan, Malta ve Rusya) savaşlarını başlattı. 1683-1699 arasında süren bu savaşlar Osmanlı için büyük kayıplarla sonuçlandı.
1699'da Karlofça Antlaşması ile Osmanlı Batı'da ilk defa geniş çaplı toprak kaybetti. 1700'de Rusya ile imzalanan İstanbul Antlaşması ise Azak Kalesi'nin kaybedilmesine neden oldu. Bu antlaşma Rusya'ya Karadeniz'e inme fırsatı verirken, Osmanlı'da daimi elçilik bulundurma hakkı da tanındı.