XVII. Yüzyıl Siyasi Ortamında Osmanlı Devleti
XVII. yüzyıl, Osmanlı Devleti'nin "egemen devlet" özelliğini yitirmeye başladığı dönemdir. Bu dönemde Osmanlı, batıda Avusturya, doğuda ise Safevilerle mücadele etmiştir.
1533'te imzalanan İstanbul Antlaşması ile Avusturya (Habsburg) Osmanlı'nın üstünlüğünü kabul etmişti. Ancak Zitvatorok Antlaşması ile bu üstünlük kaybedildi ve Osmanlı Padişahı ile Avusturya Arşidükü eşit sayıldı. Bu antlaşma Osmanlı'nın dış politikada prestij kaybetmesine neden oldu.
Safeviler ile ilişkiler de gergin olmuştur. Safevi Devleti'nin Osmanlı şehzadelerini kışkırtması, İpek Yolu'nda denetim kurması ve Şiilik propagandası yapması savaşların nedenleri arasındadır. 1590'da imzalanan Ferhat Paşa Antlaşması ile Osmanlı doğudaki en geniş sınırlarına ulaştı. IV. Murat döneminde ise Revan ve Bağdat Seferleri sonrası 1639'da Kasr-ı Şirin Antlaşması imzalanmıştır.
Dikkat! Kasr-ı Şirin Antlaşması bugünkü Türk-İran sınırını belirlemiş olup hala geçerliliğini koruyan önemli bir antlaşmadır.
Lehistan ile ilişkilerde de sorunlar yaşanmıştır. Lehistan, Osmanlı Devleti'nin Avusturya ve Rusya ile mücadele ettiği dönemde tampon bölge konumundaydı. II. Osman 1621'de Hotin Seferi'ne çıkmış ancak yeniçerilerin disiplinsizliği nedeniyle kesin sonuç alamamıştır.









