Platon ve Aristoteles'in Felsefi Görüşleri
Platon'a göre, bilgiye akıl yoluyla ulaşılır ve bu görüş rasyonalizm (akılcılık) olarak adlandırılır. Platon, bilginin doğuştan insan zihninde var olduğunu savunur ve bunu ortaya çıkarmak için "doğurtma yöntemi"ni kullanır. Bu yöntemde maiyotik (bilmediğini savunan kişiye sorular sorarak bildiğini gösterme) ve ironi (her şeyi bildiğini savunan kişiye sorular sorarak bilmediğini gösterme) teknikleri bulunur.
Platon'un varlık anlayışı İdealar Kuramı'na dayanır. Bu kurama göre iki dünya vardır: Nesneler dünyası (değişimin olduğu, duyularla algıladığımız dünya) ve İdealar dünyası (gerçek, değişmez, akılla kavranabilen dünya). İdealar dünyasında elde edilen bilgi episteme olarak adlandırılır ve gerçek bilgiyi temsil eder.
Platon'un değer anlayışında, İdeaların en üstünde İyi İdeası bulunur. Etik, estetik ve siyaset anlayışı da bu temele dayanır. Platon için dünyadaki nesneler sadece İdeaların kopyalarıdır, sanat eserleri ise "taklitin taklidi" (mimesis) olarak ikinci dereceden kopyalardır.
💡 Platon'un mağara alegorisi, İdealar dünyası ve nesneler dünyası arasındaki ilişkiyi anlamak için çok önemli bir örnektir. Gerçeği görmek için "mağara"dan çıkmamız gerektiğini anlatır.
Aristoteles ise ("İlk öğretmen" olarak anılır) hocası Platon'dan farklı düşünür. Varlığı açıklamak için dört neden ileri sürer: Maddi neden (şeyin yapıldığı malzeme), formel neden s\ceyins\cekli/bic\cimi, fail neden (şeyi meydana getiren) ve ereksel neden (şeyin amacı). Aristoteles'e göre bilgi, hem duyumlarla hem de akıl yürütmeyle elde edilir.