Zekât ve Sadakanın Önemi ve Etkileri
Zekât verilmesi gereken kişiler Tevbe suresinin 60. ayetinde belirtilmiştir. Bunlar arasında yoksullar, düşkünler, borçlu olanlar, zekât toplayan memurlar, Allah yolunda olanlar, yolda kalıp çaresiz kalanlar, özgürlüğü elinden alınmışlar ve gönülleri İslam'a ısındırılacak olanlar bulunur.
Zekât verilemeyecek kişiler ise kişinin eşi, çocukları, torunları, anne-babası, dede ve ninesidir. Çünkü kişi zaten bu kimselere bakmakla mükelleftir. Diğer akrabalara (kardeşler, halalar, amcalar vb.) zekât verilebilir.
Zekât ve sadakanın faydaları çok yönlüdür. Kişisel olarak, bencillik ve cimrilik gibi kötü duygulardan arınmayı sağlar. "Allah yolunda mallarını harcayanların örneği, yedi başak bitiren bir dane gibidir ki, her başakta yüz dane vardır." (Bakara suresi, 261. ayet) ayeti, zekât verenlerin kazancını açıklamaktadır.
Unutma! Zekât verirken ihtiyaç sahipleri incitilmemeli, verilecek malın en iyisi tercih edilmelidir.
Toplumsal olarak zekât ve sadaka, zenginlerle ihtiyaç sahipleri arasında sosyal adaleti sağlar. Sadaka-i cariye ise insanın ölümünden sonra da sevap kazandırmaya devam eden sadakadır. Hastane, cami, çeşme gibi yapılar bu kapsamdadır.
Fıtır sadakası (fitre), Ramazan ayına özgü, vacip hükmünde bir sadakadır. Bayram namazına kadar verilmesi gerekir ve miktarı bir kişinin günlük yiyecek miktarı kadardır.