Su ve İnorganik Bileşikler
Canlılar, yaşamlarını sürdürebilmek için hem organik hem de inorganik bileşiklere ihtiyaç duyarlar. İnorganik bileşikler, canlıların kendi vücutlarında sentezleyemedikleri ve dışarıdan hazır olarak aldıkları maddelerdir. Su, mineraller, asitler, bazlar ve tuzlar bu grupta yer alır.
İnorganik bileşikler, canlı hücrelerin yapısına katılır, metabolik faaliyetlerde düzenleyici rol oynar ve genel olarak sindirime uğramadan hücre zarından geçebilir. Bu maddeler normalde hücresel solunumda enerji kaynağı olarak kullanılamazlar, ancak kemosentez yapan bakteriler bazı inorganik maddeleri enerji elde etmek için kullanabilir.
Su molekülü $H_2O$ bir oksijen ve iki hidrojen atomundan oluşur. Moleküldeki elektronlar eşit dağılmaz; oksijen tarafı kısmi negatif, hidrojen tarafı kısmi pozitif yüklenir. Bu dengesiz yük dağılımı suya polar özellik kazandırır. Su molekülleri arasında hidrojen bağları kurulur ve her su molekülü maksimum dört komşu su molekülü ile bağ yapabilir.
Dikkat! Canlılarda vücuttaki suyun %20'sinin kaybedilmesi ölüm tehlikesi oluşturur. Bu nedenle günde ortalama 1,5-2,5 litre su tüketilmesi gerekir.
Su molekülleri arasındaki çekim kuvvetine kohezyon, suyun bulunduğu yüzeye tutunma kuvvetine ise adhezyon denir. Kohezyon sayesinde su yüzeyinde bir gerilim oluşur ve bazı böceklerin su üzerinde yürüyebilmesini sağlar.