Sözcükte Anlam
Günlük hayatta kullandığımız sözcüklerin çeşitli anlamları vardır. Bir sözcüğü duyduğunuzda aklınıza ilk gelen anlam onun gerçek anlamıdır. Örneğin "pencere kenarından soğuk geliyordu" cümlesinde "soğuk" sözcüğü gerçek anlamdadır.
Sözcükler bazen gerçek anlamından uzaklaşabilir. "Soğuk bakışlarına bir anlam veremedim" cümlesinde "soğuk" sözcüğü artık gerçek anlamından uzaklaşmış ve mecaz anlam kazanmıştır.
Sözcükler bazen bir bilim ya da sanat alanına özel anlamlarda kullanılır. Buna terim anlam deriz. "Oyunun son perdesini hiç beğenmedim" cümlesinde "perde" sözcüğü tiyatro terimidir.
İpucu: Bir sözcüğün farklı cümlelerde farklı anlamlar kazanabileceğini unutmayın. Örneğin "ağız" sözcüğü "ağız kenarında çıkan yaralar" cümlesinde gerçek anlamdayken, "benimle başkasının ağzıyla konuşma" cümlesinde mecaz anlamdadır.
Duyularımızla algılayabildiğimiz varlıkları karşılayan sözcüklere somut anlam deriz (ağaç, taş, elektrik). Duyularımızla algılayamadığımız, zihinle kavrayabildiğimiz kavramlara ise soyut anlam deriz (mutluluk, sevgi, akıl).
Sözcükleri başka açılardan da inceleyebiliriz:
- Eş sesli (sesteş) sözcükler: Yazılışları aynı, anlamları farklı sözcükler (sal, yol, el)
- Eş anlamlı (anlamdaş) sözcükler: Yazılışları farklı, anlamları aynı sözcükler (hikâye-öykü)
- Zıt anlamlı sözcükler: Anlamca birbirine ters düşen sözcükler (zengin-fakir)
Söz Öbeklerinde Anlam
Deyimler, en az iki sözcükten oluşan, kalıplaşmış söz öbekleridir. Gerçek veya mecaz anlamlı olabilir ve değiştirilemezler. Örneğin "bire bin katmak", "baltayı taşa vurmak" gibi.
Atasözleri, deneyim ve gözlemlere dayanarak söylenmiş, öğüt veren kalıplaşmış özlü sözlerdir. Örneğin "Mum dibine ışık vermez."
İkilemeler, anlamı kuvvetlendirmek için anlam ilişkisi olan sözcükleri bir arada kullanmaktır. Örneğin "mini mini", "eğri büğrü", "mırın kırın".





















