Edebiyatın Tarih ve Din İle İlişkisi
Edebiyat hiçbir zaman boşlukta gelişmez - her zaman tarihin ve toplumsal yaşamın içinde şekillenir. Edebiyat ve tarih aynı konuyu işler: insanlar ve onların başlarından geçen olaylar.
Yazarlar eserlerinde tarihi verilerden sürekli yararlanır ve tarihi gerçekleri kendi bakış açılarıyla yeniden yorumlarlar. Çanakkale Savaşı veya Kurtuluş Savaşı gibi önemli olaylar hem tarihçiler hem de yazarlar için değerli kaynaklardır.
Destan ve tarih ilişkisi de çok önemli. Oğuz Kağan Destanı'nı okuduğunda aslında o dönemin tarihi hakkında bilgi edinmiş oluyorsun. Edebiyat ile din arasındaki bağ ise çok eskiye dayanır - Türk şiiri "sığır" ve "yuğ" adlı dinî ayinlerde gelişmeye başlamış.
Dikkat! Edebiyat başlangıçta sadece dinî törenlerde söylenen dua ve ilahilerle sınırlıyken, zamanla günlük yaşama da yöneldi.
Türk Edebiyatının Tarihî Dönemleri üç ana gruba ayrılır: İslamiyet Öncesi, İslamiyet Etkisinde Gelişen ve Batı Etkisinde Gelişen Türk Edebiyatı. Her dönemin kendine özgü sanat anlayışı, dil özellikleri ve konuları var.










































