Edebiyat ve Toplum İlişkisi
Edebiyat, insanların duygu, düşünce ve hayallerini yazılı veya sözlü biçimde aktardıkları güzel sanat dalıdır. İnsanı konu aldığı için toplumdan bağımsız düşünülemez. İnsanlar yaşadıkları olayları, deneyimleri edebi eserlere aktarırlar ve böylece toplumun izlerini taşıyan eserler ortaya çıkar.
Toplumun gelişimine edebiyatın büyük etkisi vardır. Toplumlar gelenek ve göreneklerini, inançlarını, kültürel değerlerini edebiyat aracılığıyla çağdan çağa aktarabilir. Sosyal roman türü, edebiyat-toplum ilişkisinin en somut örneklerinden biridir.
Tarih boyunca yazarlar toplumsal olayları, sorunları eserlerine konu edinmişlerdir. Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, İntibah, Sergüzeşt gibi eserler bu ilişkinin açık örnekleridir.
Unutma! Edebiyat eserleri, yazıldıkları dönemin toplumsal koşullarını, sorunlarını ve değerlerini yansıtan birer tarihsel belge gibidir. Bir toplumu tanımak istiyorsan, o toplumun edebiyatını incele!
Edebiyatın sanat akımlarıyla ilişkisi de önemlidir. Bu akımlar:
- Hümanizm: İnsancıllık, İtalya'da doğmuş, insanın yeniden doğuşunu savunmuştur. Boccaccio ve Dante bu akımın temsilcileridir.
- Klasisizm: Akıl ve sağduyuyu öne çıkarır, evrensel insan doğasını vurgular. La Fontaine, Racine, Şinasi, Ahmet Paşa bu akımın temsilcileridir.
- Realizm: Gözlem ve belgeye dayanan, nesnelliği savunan akımdır. Balzac, Recaizade Mahmut Ekrem ve Uşaklıgil bu akımın önemli isimleridir.
- Naturalizm: Doğalcılık olarak da bilinen, deney ve soya çekim konularını işleyen akımdır. Emile Zola ve Nabizade Nazım bu akımın temsilcileridir.
- Romantizm: Coşkuculuk ve egzotizm özelliklerini taşır. Victor Hugo, Puşkin, Namık Kemal ve Ahmet Mithat Efendi bu akımın önde gelen isimleridir.



