İlk Çağ Felsefesine Giriş
İlk çağ felsefesi, mitolojik açıklamalar yerine akıl ve mantığa dayalı sorgulamaların başladığı dönemdir. Felsefe terimi ilk kez Pisagor tarafından kullanılmış olup Yunanca "Phila Sophia" yani "bilgelik sevgisi" anlamına gelir. Antik Yunan'daki merak dolu ortam ve yüksek sosyoekonomik düzey, felsefi düşüncenin gelişmesi için uygun koşulları sağlamıştır.
Bu dönem felsefesi; sistemli, bağımsız, kişisel ve akla-mantığa dayalı olmasıyla öne çıkar. Filozoflar evrenin ilk ana maddesi (arkhe) problemi üzerinde yoğunlaşmışlardır. Çin, Hint, İran ve Mısır medeniyetlerinin de felsefenin ortaya çıkmasında etkileri olmuştur.
Anadolu'da yaşamış önemli filozoflardan Thales, "ilk filozof" olarak anılır ve varlığın ilk maddesinin su olduğunu söyler. Anaksimandros ise arkhe'nin "aperion" (sınırsız, sonsuz) olduğunu savunarak doğayı soyut bir temele dayandırmıştır. Anaksimenes'e göre ilk madde hava, Demokritos'a göre atom, Herakleitos'a göre ise ateştir.
İlginç Not: Herakleitos "Her şey değişir, değişmeyen tek şey değişimin kendisidir" ve "Aynı nehirde iki kez yıkanılmaz çünkü hem nehir hem de biz değişmişizdir" sözleriyle değişimi vurgulamıştır. Buna karşılık Parmenides, "evrendeki hiçbir şey değişmez" diyerek tam tersi bir görüşü savunmuştur.































