Kader ve Kaza İnancı
Evrenimize baktığımızda mükemmel bir düzen görürüz. Güneş, Ay ve Dünya'nın belirli bir yörüngede hareket etmesi, gece ve gündüzün ard arda gelmesi, yerçekimi yasası, su döngüsü, insan vücudunun adeta bir fabrika gibi çalışması... Tüm bunlar Allah'ın her şeyi bir ölçüye göre yarattığının kanıtıdır.
Kader, kelime olarak ölçü, miktar, plan, program, düzen gibi anlamlar taşır. Dini terim olarak ise Allah'ın ezelden ebede kadar olacak her şeyi sınırsız bilgisiyle belirlemesidir. Kaza ise Allah'ın ezelde takdir ettiği şeyleri zamanı gelince yaratmasıdır. Önce kader (plan) sonra kaza (gerçekleşme) gelir.
İslam'da üç tür evrensel yasa vardır. Fiziksel yasalar cansız varlıklarla ilgili olup değişmez kurallardır; suyun kaldırma kuvveti buna örnektir. Biyolojik yasalar tüm canlılar için geçerlidir; fotosentez, sindirim gibi. Toplumsal yasalar ise insanların bir arada yaşamasını düzenler ve toplumların yapısına göre değişkenlik gösterebilir.
Dikkat! Kader bir işin planlanması, kaza ise bu planın gerçekleşmesidir. Kadere ve kazaya iman, İmanın altı şartından biridir.
İrade, kişinin en az iki seçenek arasından birini özgürce seçmesidir. Külli irade Allah'a aittir ve sınırsızdır; insanın sorumlu olmadığı alandır. Cüz'i irade ise insana ait olup sınırlıdır. İnsan bu iradeyle neyi yapıp yapmayacağına karar verir ve bundan sorumludur.




































