Allah İnancı ve İnsan
Allah inancı, tüm inanç esaslarının başında gelir ve Kur'an-ı Kerim'de meyve veren bir ağaca benzetilmiştir. İbrahim suresi 24-25. ayetlerde şöyle buyrulur: "Allah'ın nasıl bir misal getirdiğini görmedin mi? Güzel sözü (iman), kökü sabit, dalları gökte olan güzel bir ağaca benzetti. O ağaç, Rabbinin izniyle her zaman meyvesini verir."
Allah inancı hayatımızda gerçek meyvelerini verdiğinde, davranışlarımızı ve düşüncelerimizi olumlu yönde etkiler. İnanan kişi yalnızca Allah'a karşı görevlerini yerine getirmekle kalmaz, topluma ve insanlığa faydalı olmaya da çalışır. Bu inanç sayesinde insan, Allah'ın emrettiği şeyleri yapmaya ve yasakladıklarından kaçınmaya özen gösterir.
İman, ahlaki değerlere de kaynaklık eder ve insanı erdemli kılar. Al-i İmran suresi 134. ayette "Onlar ki bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar; öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah da güzel davranışta bulunanları sever" buyrularak bu erdemler vurgulanmıştır.
Dikkat: Allah inancı, "Ben kimim? Bu dünyada niçin varım? Yaratılış amacım nedir?" gibi varoluşsal sorulara cevap bulmanı sağlar. İnanan kişi engeller ve zorluklar karşısında ümidini yitirmez, bunların bir imtihan olduğunu bilir.
Allah inancı insana birçok fayda sağlar: Ruhi huzur ve doygunluk verir, sorumluluk duygusu kazandırır, zorluklar karşısında ümit aşılar, davranışlarda ölçülü ve adaletli olmayı sağlar, başkalarının haklarına saygılı olmayı öğretir ve evrene bakış açımızı değiştirir.
Allah'ın Varlığı ve Birliği
Kuran-ı Kerim bizlere Allah'ın varlığını ve birliğini akıl ve gözlemle bulmamız için yol gösterir. İnsanlar basit çıkarımlarla bile Allah'ın varlığı fikrine ulaşabilirler. Tıpkı bir elbisenin bir terziye, bir sıranın bir marangoza ihtiyaç duyması gibi, evren de bir yaratıcıya ihtiyaç duyar. Bu yaratıcı da Yüce Allah'tır.






